(...) yeni bir medeniyet dairesine girmemiz sebebiyle, eski medeniyetimizle ilişiği kesmemiz gerektiğini ileri süren ve böylece, yabancı, daha doğrusu Arapça, Farsça asıllı kelimelerin tamamiyle atılmasını isteyenlere de tesadüf ediliyor. Bu yanlış düşünceden hareket edilirse, eski devirden kalmadır diye meselâ Süleymaniye Camii’nin de yıkılması gerekir. Eski medeniyetimizle ilişiği kesmek, mazi ve tarihle de bağları koparmak demektir. Bunu ileri sürenler, kültür ve medeniyet değişmelerinin ne olduğunu bilmeyen kimselerdir. Millet hayatı geçmiş ve geleceği ile bir bütündür. Bir medeniyetten, başka bir medeniyete mutlak olarak geçmek, yâni, bir medeniyeti tamamiyle bırakıp, öbürünü hiç eksiksiz almak mümkün değildir. Medeniyetler bir sentezdir. Eski ve yeni unsurları ihtiva ederler. Bir medeniyeti, hazır bir elbise gibi alıp kabullenmek kabil olmaz. Manevî sahada, kültürle ilgili müesseselerde millî unsurlar da bu terkip içerisine girerler.
Sayfa 112 - Boğaziçi Yayınları, 2. Baskı, 1980