Klein, "Yalnızlık hissi" (On the Sense of Loneliness) yazısında, Winnicott'ın da çok katılacağı şekilde, "anne ile çocuğun bilinçdışı arasındaki yakın temasın, anlaşılma tecrübesinin en tam halinin temelini oluşturduğunu" ifade eder. Anneyle olan bu ilk ilişkideki anlaşılma, sözcükler olmaksızın gerçekleşen bir iletişimdir ve Klein, "yaşamın3 ilerleyen dönemlerinde bize dostluk besleyen bir insana duygularımızı ve düşüncelerimizi ifade etmek ne kadar tatmin edici olsa da, sözcüklerin olmadığı bu ilk anlaşılma hissine karşı doyurulamamış bir özlemin içimizde varlığını sürdürdüğünü" söyler.
İngilizler yalnızlıktan söz ederken iki farklı sözcük kullanıyorlar: Loneliness, "kişinin kendi seçimi olmadığı halde yalnız olması" ile Solitude, "kişinin kendi seçiminin sonucu olarak yalnız olması"
The more you understand this world, the more you destroy yourself. That's why fools are happy, and intelligent people live in loneliness.
youtu.be/XuiHrkWImSw?si=...