BAYAN MAYMUN Tel kafesinin içinde ondan fazla maymun vardı. Tünek sopaları üzerinde trapez cambazları gibi numaralar yapıyorlardı. Yalnız içlerinden bir tanesi, Rodin'in " Düşünen Adam" heykeli pozunda, hiç kımıldamadan düşünüyordu. "Tıpkı insan gibi" diye içimden geçirdim, tıpkı insan. Bu şempanzeden büyükçe, çeşidini bilmediğim bir maymundu. Karşılıklı uzun uzun bakıştık: - Biraz bakar mısınız? Kafesin önünden ayrılırken bir çağrılışla başımı geri çevirdim: - Size söylüyorum bayım. Bir dakika beni dinler misiniz? Deminden beri düşünen maymun, şimdi de konuşuyordu. - Siz mi konuşuyorsunuz? - Aman yavaş, maymun terbiyecisi görmesin, beni konuşturmaz. - Ama siz insan gibi konuşuyorsunuz. - Tabii... Çünkü ben insanım. - Nasıl? İnsan mısınız? Öyleyse o kafeste işiniz ne? - Kafese giren insan yalnız ben değilim ya... Kimisi evlenir kafese girer, kimisi barem kafesine girer. Siz hiç kafese girmediniz mi? - Sen bana bakma. Ben hem yazarım, hem de mizahçıyım. Böyle olunca arasıra "Aslan kafeste gerek" diye beni içeri alırlar. - Bay mizah yazarı, sizden bir ricam var. - Buyrun bay maymun... - Ben bay değilim, bayanım... - Sizi dinliyorum bayan maymun. - Maymun değilim diyorum size, ben insanım... - Burada ne işiniz var, anlamıyorum ki... - Ben de size onu anlatacağım. Ben sinemaya çok meraklıyım. Bir zamanlar Greta Garbo'ya hayrandım. Onun gibi esrarengiz bir yaşayışa başladım. Saçlarımı Greta Garbo gibi omuzlarımın üzerine dağınık bırakırdım. Beni o zaman görmeliydiniz. Sonra Mariene Dietrich beni çekti. Kaşlarımı cımbızla aldım, kendimi ona benzettim. Suratıma Marlene Dietrich gibi uçuk verem sarısı pudra sürdüm. Tıpkı onun gibi avurtlarımı içeri çekerdim. Sonradan Zarah Leander ortaya çıktı. Ben de onu
Alıntı
Sophia Loren in her filmi izlenmeye değer.20 li yaşlardaki “Aşk ve ekmek” ten tutun da 80 li yaşlarında rol aldığı “onca yoksulluk varken” e kadar 👌 youtu.be/Mt1QHs_SaoA
Reklam
1K Film Platformu Haziran Ayı: İtalya
Bu ay İtalya'yı konuk ediyoruz. Bayram dolayısıyla gecikme oldu, olabilir. Bu defa sadece üç aday filmimiz vardı ve seçim yapma gereği duymadık, birini eledik. İlk filmimiz Lina Wertmüller'in 1973 yapımı filmi "d'amore e d'anarchia (Aşk ve Anarşi)"; ikinci filmimiz ise Sophia Loren ve Marcello Mastroianni'nin başrolü paylaştığı Ettore Scola'nın 1977 yapımı filmi "Una Giornata Particolare (Özel Bir Gün)" oldu. Şimdiden herkese iyi seyirler. :)
Sinema
Von Tuhr ve Zamanının Hukuk İlmi
Zaferle neticelenen harpten sonra Alsas Loren 1871 de Almanya'ya tekrar ilhak olununca, tabıatiyle oradaki Strassburg Üniversitesi ilim hayatının bir gözdesi oldu ve en değerli âlimleri oraya toplamak için ceht sarfedildi. Böylece Tuhr orada, geçen bir çeyrek asırda müstesna şahsiyetlerin mensup bulunmuş olduğu ve bulunmakt a devam ettiği bir hukuk ve devlet ilimleri fakültesine girdi . Burada Tuhr kendi ihtisas sahasının, diğerleri meyanında, değerli mümessillerine, iki büyük Romanist'e tesadüf etti : Pretör Edikt'inin aslî şeklini meydana çıkaran Otto Lenel ve klâsik Roma hukuk muhakemeleri usulü araştırmalarında temayüz eden Moriz Vlassak. Bunların yanında güzide Cermanist ve âmme hukuk u âlimi Bismarck'ın kurduğu imparatorluğun âmme hukukunun salâhiyettar nazariyecisi - Paul Laband, Alman idare hukuk ilmini yenileştiren Otto Mayer, «paranın devlet nazariyesi» ni n mümessili olan mütemayiz iktisatçı G. F. Knapp ve daha bazıları orada çalışıyorlardı.