Kadınlar ve erkekler arasındaki bazı konuşmalar, uçurumun kenarında bir çiçek kopartmak gibidir,yanlış bir sözcük söylerseniz bir utanç uçurumuna düşebilirsiniz, ama doğru sözcükleri seçebilirseniz, hiç unutmayacağınız bir anınız olur.
Konuştuğum bir çok şeyi iş olsun diye konuşuyorum.
Başka yerlerdeyim aslında.
Paramparçayım.
İyi değilim.
Hiçbir şeyim olmadığını söylerken doğru söylemiyorum.
Aslında iyi değilim.
Ulaşmak, yakalamak istediğim birileri, bir şeyler var ama hep geç kalıyorum. Tam varmışken gidiveriyor o şey.
Kalkan bir otobüs oluyor, kapanan bir kapı oluyor, kalabalığa karışıp bir daha göremediğim biri oluyor...
Geç kalıyorum sonuçta.
Hayatla aramdaki bu fark hiç kapanmadı...
Nerde yanlış yaptım?
Birçokları bunu hiç düşünmediğimi sanıyor. Yanılıyorlar oysa. Sırf bu soru yüzünden, gözlerimi hiç kapamadan, günleri birbirine bağladığımı bilirim.
Kıskançlık neticede insanın ruhunda beliren bir çatlatır, "ben" dediğimiz o muhteşem duvardaki rahatsız edici, can yakıcı bir çatlak, ruhumu öyle çatlatabilmesi için onu kendi varlığıma katmış, onun benim bir parçam olduğunu kabul etmiş olmam gerekiyordu.