incognito

Kur'an-ı Kerim'i tekrar tekrar okuyanlar, onda başka başka safâ ve tad bulurlar ve okudukça okuyacakları gelir. Halbuki başka hiç bir yazı ve kitap böyle değildir. Herhangi bir nesir veya şiir, ne kadar güzel ve san'atlı olsa, birkaç kere okunduktan sonra insan tabiatı ondan usanır.
Sayfa 56
1000k
incognito
Mesela okuduğum bir romanı veyahut da bir kitabı ikinci defa okumak bana zül geliyor ama Kur'an-ı Kerim öyle mi ASLAA!
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Eskiden gelen Peygamberlerin zamanlarında hangi şey halkın arasında dikkat nazarı çekiyor ve kıymet veriliyor, şöhret buluyor ise, o zaman gelen Peygamberlerin mucizeleri de ona göre oluyordu. Mesela, Hazret-i Mûsa'nın zamanında en çok meşhur olan sihirbazlık idi. Onun için Allah, Musa'nın elindeki asâ ile bütün sihirbazlara mucizesini gösterdi. Hazret-i İsâ zamanında, hikmet ve doktorluk pek ileride idi. O da körlerin gözlerini açmak ve ölüleri diriltmek gibi mucizelerle gönderildi.
Sayfa 55
Din
incognito
Son Peygamber Hazret-i Muhammed zamanında da şiir ve hatiplik pek ziyade itibarda idi. Bu sebeple de hiçkimsenin bir ayetine benzer bir ayet yazamadığı, yazmakta aciz kaldığı Kur'an-ı Azimüşşân en büyük mucize olarak gönderildi.
"Ben Müslümanım kardeşim! Bir sorun mu var?"
10/10
·128 syf.·
2023 63. kitabı
“Bilin ki kandırmasınlar sizi. Tozpembe Avrupa hayaliyle toprağınıza küstürmesinler. Celladınıza âşık etmesinler sizi.” (Syf:52) Neden Avrupa’ya bu kadar düşkünlüğü var insanımızın anlamıyorum. Oldum olası Avrupa deyince aklıma hep kasvet ve kara bulutlar gelmiştir. Maalesef bilim ve teknolojik gelişmeleri almak yerine her türlü rezilliğini benimsedik Avrupa medeniyetinin(!) Peki Avrupa acaba sandığımız kadar medenî mi? Bir düşünün isterim. Böyle küçük bir girişin ardından bir çırpıda okuduğum kitabımıza geçelim. Bana aynı anda pek çok duyguyu yaşattı. Kimi zaman gözlerim doldu kimi zaman da tebessüm etmeme vesile oldu. Okumadıysanız eğer bu kitaptan önce Sena Ablamızın diğer kitabını (Benim Adım Sena) okumanızı öneririm böylelikle kafanız da eksik bir parça kalmaz. Özellikle kitapta en sevdiğim kısımlar Sena Ablanın İslam ile müşerref olduktan sonra kendisi gibi sonradan Müslüman olan bacılarını anlattığı kısımlardı. Kimi zaman güldüm kimi zaman ağladım çünkü Avrupa dediğimiz o tek dişi kalmış canavarın kendi milletinden de olsa Müslümanlara olan kini beni hem ağlattı hem kızdırdı hem de gözümü bir kere daha açtı. Kitapta da geçtiği gibi… “Avrupada sokaklar, caddeler ve bütün bir şehir güvenini yitirir sizin için. Vatandaşı olup olmamanız kimsenin umurunda değil. Müslüman'sanız tehlikedesinizdir.” (Syf:56) Peki Avrupa tamam böyle bunu kabul edebiliriz. Ama bizim ülkemiz peki. Sena Abla kitapta buna da yer vermiş. Müslümanlık ile yoğrulan bu yurdun özbeöz evlatlarının hali içler acısı gerçekten. Bunun böyle olmasının pek çok sebebi olsa da başta medya geliyor. Rabbim şeytanlara fırsat vermesin!.. Kitap üslup bakımından bakacak olursak Türkçeyi sonradan öğrenmiş birine göre bence harikaydı. Zaten önceki kitabında da üslubu çok hoşuma gitmişti. (Bu kitapta en sevdiğim
İnceleme
İki Dünya ArasındaJulia Sena Yamanoğlu · Nesil Yayınları · 2022531 okunma
Rabia isimli okura yanıt verildi
incognito
Rica ederim🪻Çok sevindim beğenmenize😊 Kıymetli yorumunuz için de müteşekkirim.
"Ben Müslümanım kardeşim! Bir sorun mu var?"
10/10
·128 syf.·
2023 63. kitabı
“Bilin ki kandırmasınlar sizi. Tozpembe Avrupa hayaliyle toprağınıza küstürmesinler. Celladınıza âşık etmesinler sizi.” (Syf:52) Neden Avrupa’ya bu kadar düşkünlüğü var insanımızın anlamıyorum. Oldum olası Avrupa deyince aklıma hep kasvet ve kara bulutlar gelmiştir. Maalesef bilim ve teknolojik gelişmeleri almak yerine her türlü rezilliğini benimsedik Avrupa medeniyetinin(!) Peki Avrupa acaba sandığımız kadar medenî mi? Bir düşünün isterim. Böyle küçük bir girişin ardından bir çırpıda okuduğum kitabımıza geçelim. Bana aynı anda pek çok duyguyu yaşattı. Kimi zaman gözlerim doldu kimi zaman da tebessüm etmeme vesile oldu. Okumadıysanız eğer bu kitaptan önce Sena Ablamızın diğer kitabını (Benim Adım Sena) okumanızı öneririm böylelikle kafanız da eksik bir parça kalmaz. Özellikle kitapta en sevdiğim kısımlar Sena Ablanın İslam ile müşerref olduktan sonra kendisi gibi sonradan Müslüman olan bacılarını anlattığı kısımlardı. Kimi zaman güldüm kimi zaman ağladım çünkü Avrupa dediğimiz o tek dişi kalmış canavarın kendi milletinden de olsa Müslümanlara olan kini beni hem ağlattı hem kızdırdı hem de gözümü bir kere daha açtı. Kitapta da geçtiği gibi… “Avrupada sokaklar, caddeler ve bütün bir şehir güvenini yitirir sizin için. Vatandaşı olup olmamanız kimsenin umurunda değil. Müslüman'sanız tehlikedesinizdir.” (Syf:56) Peki Avrupa tamam böyle bunu kabul edebiliriz. Ama bizim ülkemiz peki. Sena Abla kitapta buna da yer vermiş. Müslümanlık ile yoğrulan bu yurdun özbeöz evlatlarının hali içler acısı gerçekten. Bunun böyle olmasının pek çok sebebi olsa da başta medya geliyor. Rabbim şeytanlara fırsat vermesin!.. Kitap üslup bakımından bakacak olursak Türkçeyi sonradan öğrenmiş birine göre bence harikaydı. Zaten önceki kitabında da üslubu çok hoşuma gitmişti. (Bu kitapta en sevdiğim
İnceleme
İki Dünya ArasındaJulia Sena Yamanoğlu · Nesil Yayınları · 2022531 okunma
incognito
Az daha unutuyordum.🤭 Bu kitabı okumama vesile olduğun için çok teşekkür ederim canım 🩵@okur_kul🩵
"Ben Müslümanım kardeşim! Bir sorun mu var?"
10/10
·128 syf.·
2023 63. kitabı
“Bilin ki kandırmasınlar sizi. Tozpembe Avrupa hayaliyle toprağınıza küstürmesinler. Celladınıza âşık etmesinler sizi.” (Syf:52) Neden Avrupa’ya bu kadar düşkünlüğü var insanımızın anlamıyorum. Oldum olası Avrupa deyince aklıma hep kasvet ve kara bulutlar gelmiştir. Maalesef bilim ve teknolojik gelişmeleri almak yerine her türlü rezilliğini benimsedik Avrupa medeniyetinin(!) Peki Avrupa acaba sandığımız kadar medenî mi? Bir düşünün isterim. Böyle küçük bir girişin ardından bir çırpıda okuduğum kitabımıza geçelim. Bana aynı anda pek çok duyguyu yaşattı. Kimi zaman gözlerim doldu kimi zaman da tebessüm etmeme vesile oldu. Okumadıysanız eğer bu kitaptan önce Sena Ablamızın diğer kitabını (Benim Adım Sena) okumanızı öneririm böylelikle kafanız da eksik bir parça kalmaz. Özellikle kitapta en sevdiğim kısımlar Sena Ablanın İslam ile müşerref olduktan sonra kendisi gibi sonradan Müslüman olan bacılarını anlattığı kısımlardı. Kimi zaman güldüm kimi zaman ağladım çünkü Avrupa dediğimiz o tek dişi kalmış canavarın kendi milletinden de olsa Müslümanlara olan kini beni hem ağlattı hem kızdırdı hem de gözümü bir kere daha açtı. Kitapta da geçtiği gibi… “Avrupada sokaklar, caddeler ve bütün bir şehir güvenini yitirir sizin için. Vatandaşı olup olmamanız kimsenin umurunda değil. Müslüman'sanız tehlikedesinizdir.” (Syf:56) Peki Avrupa tamam böyle bunu kabul edebiliriz. Ama bizim ülkemiz peki. Sena Abla kitapta buna da yer vermiş. Müslümanlık ile yoğrulan bu yurdun özbeöz evlatlarının hali içler acısı gerçekten. Bunun böyle olmasının pek çok sebebi olsa da başta medya geliyor. Rabbim şeytanlara fırsat vermesin!.. Kitap üslup bakımından bakacak olursak Türkçeyi sonradan öğrenmiş birine göre bence harikaydı. Zaten önceki kitabında da üslubu çok hoşuma gitmişti. (Bu kitapta en sevdiğim
İnceleme
İki Dünya ArasındaJulia Sena Yamanoğlu · Nesil Yayınları · 2022531 okunma
incognito
Aslında ilk başta böyle yazmayı planlamıyordum. Biraz karışık oldu gibi. Kusura bakmayın😶‍🌫️😶‍🌫️