Sebeplerini düşünmeden her şeyi olduğu gibi kabul ediyordu. Şu şey neden öyle oldu diye düşünmüyordu hiç, onu ilgilendiren tek şey olanın nasıl olduğuydu, o kadar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
25 Mayıs 1983'te, geceleyin yatağında doğrulup, elâ gözlerini pencereden dışarıya, derin karanlığa diker. Pembeden daha kırmızı dudakları hafifçe kıpırdar:
"Demek böyle ölünürmüş!.." sözleriyle ruhunu var edicisine teslim eder.
Kımıldamak vahşi doğanın sevdiği birşey değildi. Çünkü ona göre hayat sanki bir suçtu; yaşamak hareket etmekti ve vahşi doğa daima hareketi yok etmeyi amaçlardı.