tülin

tülin
@lostrhymer
107 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
6/10
·392 syf.··
2020 70. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2020 12:27
Paul Ekman insanların duygu ve düşüncelerini yüz ifadelerine nasıl yansıttığını araştırmış. Her milletten insanın aynı duygu karşısında aynı yüz ifadelerini sergileyip sergilemediğine, yüz ifadelerinin sonradan mı öğrenildiğine araştırmasında yer vermiş. Kitapta da bu araştırmasında edindiği bilgiler fotoğraf yardımıyla anlatılıyor. Keyifli okumalar.
İlişkiler
Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın?!Paul Ekman · Okuyan Us Yayınları · 2016317 okunma
tülin
rica ederim 🌸
Reklam
6/10
·392 syf.··
2020 70. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2020 12:27
Paul Ekman insanların duygu ve düşüncelerini yüz ifadelerine nasıl yansıttığını araştırmış. Her milletten insanın aynı duygu karşısında aynı yüz ifadelerini sergileyip sergilemediğine, yüz ifadelerinin sonradan mı öğrenildiğine araştırmasında yer vermiş. Kitapta da bu araştırmasında edindiği bilgiler fotoğraf yardımıyla anlatılıyor. Keyifli okumalar.
İlişkiler
Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın?!Paul Ekman · Okuyan Us Yayınları · 2016317 okunma
tülin
‘lie to me’ dizisi de aynı konuyu işliyor. tavsiye ederim 🌸
Puan vermedi·516 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2020 23:38
Roman 1970’lerin sonundan 1980’lerin ortasına kadar sürüyor. Anlatılan aşk olsa da siyasi olaylar, toplumsal bakış (ki buna muhafazakar insanlar, bekarete bakış açısı, taşradan gelen insanlara bakış, en “serbestim, çağdaşım.” diyen insanın bile kadınla erkeği eşit görmemesi gibi konular dahil) hikayenin arka planında oynayan bir film gibi öyküyle bütünlük kurarak bize sunuluyor. Bu da daha ilgi çekici ve gerçekçi kılmış. O yıllarda böyle takıntılı bir aşkın nasıl olduğunu görmek, Kemal ve Füsun’la birlikte bu aşkın zahmetine katlanmak daha da zor oluyor. Bunu en çok darbeden sonra gelen sokağa çıkma yasağında Kemal’in Keskinler’in evindeyken kalkamama buhranı geçirdiğinde hissettim sanırım ben. Bu kısımları okurken içimden “Hadi kalk artık yasak saati geliyor, jandarma çevirecek.” diye düşünüyordum. Bende bu etkiyi yaratan romanları özellikle seviyorum. Hikayenin içine ne kadar dahil olursam o kadar benimsiyorum çünkü. Orhan Pamuk’tan okuduğum bu üçüncü romanda diğer kitaplarından esintiler görmek (birkaç yerde Cevdet Bey ve Oğulları’ndan bahsediyor.) ve kendini de romana böyle dahil etmesi romanın gerçek olmadığını bilmeme rağmen kafamda “Acaba bu aşk hikayesi gerçek mi?” düşüncesini uyandırdı. Bunun için de kitabın sonsözünü, son sayfasını okuyup kapağı kapattığımda Orhan Pamuk’a onun yazımına, daha önemlisi hayal gücüne, olayları böyle aktarabilmesine saygı duydum gerçekten. Romanda kendinden bahsetmesine geri dönecek olursak kitabın “Nişan” bölümünde Kemal Bey Pamuk ailesinden “Bir zamanlar zengin olup da servetlerini beceriksizce kaybeden her aile gibi Pamuk’ lar da içlerine çekilmişlerdi.” diye bahsediyor. Dediğim gibi bu noktalar benim için kitabı yukarıya, gerçekliğe en yakın yere taşıyan ve biraz da gülümseten yerlerdi. Son olarak bahsetmek istediğim şeyse
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
tülin
birimizin bileti beleş 😝