Bin kişinin varlığı parçalara ayrılacak olsa, bütün bu insanları oluşturan iki düzine nitelik, duygu,gelişim türü, inşa biçimi vesaireye rastlanırmış. Bizim bedenimiz parçalara ayrılsa, yalnızca su ve bu suyun üstünde yüzen birkaç düzine madde yığını bulunurmuș.
Walter'in nutku tutulmuştu, aranıyor, sendeliyordu. Birden patladi: "Niteliksiz bir adam o!"
Clarisse kıkırdayarak, "Ne dedin?" diye sordu
"Hiç. Hiçbir șey istel!"
Ama bu söz Clarisse'i meraklandırmıştı.
Walter, "Bu gün onlardan milyonlarca var," diye iddiada bulundu. "Çağımızın yarattığı bir insan nesli bu!"
"Acılarımız ne kadar derin!" diye düşündü Walter. "Zannederim, iki kişinin birbirlerini bizim sevmek zorunda kaldığımız kadar derinden sevmesine sık rastlanmıyor."
Nietzsche'nin ifadesiyle, "hakikat uğruna ruhuna açlık çektiremeyen" insanlardan nefret ediyordu; yolundan dönenlerden, cesareti kırılmışlardan, zayıflardan da nefret ediyordu ki bu kimseler, ruhlarını ruhla alâkalı saçmalıklarla avuturlar, güya akıl ruha ekmek yerine taş verdiği için ruhlarını sütle yumuşatılmış ekmeğe benzeyen dinî, felseffi ve kurmaca hislerle beslerler.