H.A

H.A
@lowbattery
Evren hakkında anlaşılabilir olan en anlaşılmaz şey, anlaşılabilir olmasıdır Albert Einstein
adam İsviçre’ye gitse de aynı hissi yaşayabilirdi muhtemelen :)
Türkiye'ye gidip geri döndü, zira bütün dünya ona karşı bir olmuștu; bu komploya ne büyü ne iyilik işlerdi.
Alıntı
Reklam
Daha 94. sayfada Ulrich’e aşık olmak üzereyim...üzgünüm.. ;))
Bin kişinin varlığı parçalara ayrılacak olsa, bütün bu insanları oluşturan iki düzine nitelik, duygu,gelişim türü, inşa biçimi vesaireye rastlanırmış. Bizim bedenimiz parçalara ayrılsa, yalnızca su ve bu suyun üstünde yüzen birkaç düzine madde yığını bulunurmuș.
Edebiyat
Köle olmayı reddedersen niteliksizsin...:))) Peki! :)
Walter'in nutku tutulmuştu, aranıyor, sendeliyordu. Birden patladi: "Niteliksiz bir adam o!" Clarisse kıkırdayarak, "Ne dedin?" diye sordu "Hiç. Hiçbir șey istel!" Ama bu söz Clarisse'i meraklandırmıştı. Walter, "Bu gün onlardan milyonlarca var," diye iddiada bulundu. "Çağımızın yarattığı bir insan nesli bu!"
"Acılarımız ne kadar derin!" diye düşündü Walter. "Zannederim, iki kişinin birbirlerini bizim sevmek zorunda kaldığımız kadar derinden sevmesine sık rastlanmıyor."
Alıntı
“Akıl ruha ekmek yerine taş verdi” kısmı müthiş.♡
Nietzsche'nin ifadesiyle, "hakikat uğruna ruhuna açlık çektiremeyen" insanlardan nefret ediyordu; yolundan dönenlerden, cesareti kırılmışlardan, zayıflardan da nefret ediyordu ki bu kimseler, ruhlarını ruhla alâkalı saçmalıklarla avuturlar, güya akıl ruha ekmek yerine taş verdiği için ruhlarını sütle yumuşatılmış ekmeğe benzeyen dinî, felseffi ve kurmaca hislerle beslerler.
Alıntı