Les albums de la famille Romand ont pour la plupart été détruits dans l'incendie de leur maison mais on en a sauvé quelques photos, qui ressemblent aux nôtres. Comme moi, comme Luc, comme tous les jeunes pères, Jean-Claude a acheté un appareil à la naissance de sa fille et photographié avec ferveur Caroline puis Antoine bébés, leurs biberons, leurs jeux dans le parc de bois, leurs premiers pas, le sourire de Florence penchée sur ses enfants et elle, à son tour, le photographiait, lui, tout fier de les porter, de les faire sauter dans ses bras, de leur donner leur bain. Il a sur ces photos un air d'émerveillement pataud qui devait attendrir sa femme et la persuader qu'au bout du compte elle avait fait le bon choix, celui d'aimer un homme qui les aimait ainsi, elle et leurs enfants.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Sucre papazı Azize Lucia'yı tapınaktan kovuyor zira penisi olan bir azize daha önce hiç görülmemişti. İlk başta bir sinir düğümüne, boyundaki bir kiste benziyordu, ama daha sonra giderek aşağıya indi ve her geçen gün kı­salan kutsal tuniğin altında büyüdü. Herkes farkında değilmiş gibi yapıyordu, ta ki bir gün küçük bir çocuk korkunç gerçeği haykırana kadar: "Azize Lucia'nın pipisi var!" Sürgüne mahkum edilen Aziz Lucí'a kerpiç ve palmiye yaprağından bir çiftlik evine sığındı. Zaman içinde balıkçılar onun için bir sunak inşa ettiler çünkü Aziz Lucí'o eğlenceye düşkün ve insanlarla çok içli dışlı birisiydi, cemaatindekilerle birlikte alem yapıyor, onların sırlarım dinliyor ve yaz gelip balıklar çoğalınca neşeleniyordu. Dişi olmayı bilen bu erkek, Bristol'ün azizler kitabında yer almıyor.
Reklam
Hem biyolojik hem tarihsel olmak üzere belli bir "insanlık durumu" vardır: Erkek ya da kadın olarak, şu veya bu genetik donanımla doğmuşumdur; proleter yahut burjuva belli bir toplumsal ortamda, şu millet, şu kültür, şu dil, şu aile, şu yüzyıl, vb.'de dünyaya gelmişimdir. Dolayısıyla kendimizi çoktan özgül bir durum içinde kayıtlı buluruz daima; üstelik bu kayıtlılığın belirlenmişlik halini alması ihtimal dahilindedir. İşte Sartre'ın son derece yerinde bir şekilde "kötü niyet" diye adlandırdığı bu ihtimaldir. Fakat "durumumuz" belirlenmişlik haline gelmek zorunda değildir; yani tam bir özgürlük yoksunluğuyla aynı şey değildir. Sırf kadın olarak doğdum diye, mutfağıma ve çocuklarımın eğitimine mıhlanmış bir evcimenlik içinde yaşamak zorunda değilimdir... Tüm bu örneklerde iş başında olan, özgürlüğü sıfırlayan belirlenmişlikler değil durumlar' dır. Bir kaplandan farklı olarak üç metreye kadar sıçrayamam, bu bakımdan belirlenmişimdir. Bu yüzden daha az özgür olabilir miyim?
...insanın, muhatabı diğer insanların çıkarlarını gözetmesi için kendi doğasına karşı savaşmasına gerek olmadığı fikri, insanlık tarihinde olup bitenler dikkate alınınca, hadi çılgınca demeyelim ama oldukça komik görünüyor. Doğrusu şu ki, büyük bir ihtimalle insan doğa tarafından tümüyle programlanmış değildir, her defasında iyi ile kötü arasında seçim yapabilecek şekilde belli bir özgürlük payına sahiptir. Bu nedenle, kimi zaman onu en yücegönüllü varlık olarak kimi zamansa en vahşi hayvandan daha kötü bir varlık olarak görebiliyoruz. Yekdiğeri için canını feda ederken görebileceğimiz bu varlık, hiçbir hayvanın boy ölçüşemeyeceği bir zalimlikle benzerini canice öldürebiliyor veya en acımasız işkencelere maruz bırakabiliyor. İnsanlık var oldukça, varlığını bir olanaklar yelpazesi içinde sürdürecek gibi görünüyor. Bilmem hangi "doğal temeller"e dayandığı için nihayetinde iyi bir varlık olarak programlanmış bir hayvan olmaktan çok, aşkın bir varlık olarak kalacak. Felsefecilik oynamaya soyunduklarında bilimsel olmaktan çok bilimci kalan bu zihinlerden çok daha kavrayıcı bir zihne sahip olan Pascal'ın dediği gibi, yarı melek yarı hayvan bir varlıktır insan.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
"Ölüm olmasaydı, sadece temas, bitişiklik ve bulaşma olurdu, yaşam kanser gibi yayılırdı, dolayısıyla artık yaşam olmazdı; ya da varoluş değil, sadece yaşam olurdu; aynı zamanda anastasis de olmayan bir yaşamdan ibaret olurdu. Ölüm ilişkiyi açar, yani gidişin paylaştırılmasını başlatır. İlanihaye herkes fasılasız bir surette gelir ve gider. Hatta kendini son olarak sunan kendini bitimsizce açığa vurur. Ama bu açığa vurma hiçbir şeyin örtüsünü, en önce de ölümün canlıda biçim değiştirmesini, kaldırmaz."
"(İsa:)!Ben dirilişim.'¹ Onun huzurunda, ölüm yaşamdan kesilmeyle [yaşamın sonlanmasıyla] sınırlandırılamaz: artık hazır bulunmamanın fasılasız eli kulağındalığında bile yaşam haline gelir."
Reklam
Reklam