Şev

Şev
@luceprimaverile
Olağanüstü Bir Gece
Puan vermedi·80 syf.··
2022 1. kitabı
Bir an, bir şimşek çakması beyinde. Bir anlık değil aslında birçok şeyin birleşimi. Yalnızca o andan ibaret sayılan... Yaşamak. Doyasıya, tüm hücrelerinle, hissederek. Çok öncesinde aldığım ama okumadığım. Çoğu şeyde olduğu gibi kitaplarda da "doğru zaman" kavramına inandığım. Öyle bir zamanda okuyup 1-2 saatin içinde bitirdiğim. Farkında olmamak birçok şeyin. Akıp giden zamanın, yaşanılan çok basit anların, mutlu olunacak ne denli şeyin olduğunun. Kelimelere dökünce, bu satırlardan okuyunca bu söylediklerimi belki anlamsız belki hissiz belki hiçbir şey ifade etmeyen zihinde. Zihin... Öyle bir şey ki zihnimiz. Bir lütuf denilse yanlış olmayacak. Belki ilahi, belki sihirli, belki mucizevi... Ve bu kavramı karşılayan birçok sözcük. Her şey aynıyken aslında neden birdenbire coşkuyla dolar insanın içi ? Neden yaşamak ister daha çok, neden içinde kelebekler uçuşur da o coşkusunu aktarmak ister birilerine ? Kaybedince anlaşılmaması gereken. Her an kıymetli olan, kıymetli olacak olan. Var olan zamanın içinde, aynı durumda, "farklı" görebilmek bir şeyleri. Farkında olmak. Süreci kolaylaştırmayan ama öğreten, büyüten, değiştiren, dönüştüren. Sancılı, evet. Her şeyde olduğu gibi. Sonrası ? Sonrası için içe sığmaması, dolup taşmak, tastikca aktarmak istemek. İnsanın davranışı kendinden aktardığı, kendi bakış açısı, kendi hisleri, kendi kavgası, kendi mucadelesi. Kazanan olabilmek için, her şeyden önce en değerli olan "kendi"mize bir iyilik yapabilmek için, iyileşmek mümkün. "Ruhumun bir zamanlar nasıl karlar altında kaldığını bilmiyorlardı ve bu yüzden ruhumun şimdi baharı yaşadığını da anlayamayacaklar." Ve son olarak "İnsan bir kez kendini buldu mu bu dünyada kaybedecek hiçbir şeyi yok demektir. Ve insan bir kez olsun içindeki insana dokundu mu tüm insanlara dokunabileceğini
Edebiyat
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kiraz Ağacı
Puan vermedi·292 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2021 17:55
Nereden ve nasıl başlasam bu kitabı anlatmaya bilemiyorum... Yarın yeniden okumaya devam etmek istiyorum mesela. Ne söylesem eksik kalacakmış, verdiği tadı kelimelere dökmek zor ve yeterli olmayacakmış gibi. Uzun zamandır kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar beni canlı tutan, her bir sayfasını çevirdikten sonra bir sonraki sayfayı çevirmek istediğim, bir yandan da bitmesin diye yavaş yavaş okumaya çalıştığım bir kitap olmamıştı. Hani böyle ilk sayfayı okurken içinizden dersiniz ya "kitap çok güzelmiş, iyi ki okumaya başlamışım..." diye. İşte tam olarak böyle hissettirdi. Öyle naif, öyle sıcak ama bir yandan da öyle gerçek ve acı ki bazı şeyler. Spoiler vermeden yalnızca kitabın bana hissettirdiklerini anlatmaya çalışıyorum doğrusu. Bir sevda var aslında temelde bir mücadele içinde sevda. İçte hep hissedilen, kalbin en derin yerinde yer ayrılan ama önünde tutulmayan hiçbir şeyin bir yandan. Bir sevda, yalnızca aşk olarak nitelendirilemeyen. İnanılan, uğrunda kendini feda edecek kadar tutkuyla bağlı olunan değerlere de sevda. Korkmadan, cesurca, tüm her şeyi bu uğurda feda edebilecek kadar. Dönemin ideolojisine hakim olmayan biri olarak Gökçer Tahincioğlu öyle yalın ama bir yandan da gerçekleri göstermekten asla kaçmadan ve bunu ajite etmeden saf haliyle öyle güzel aktarmış ki. İnsan daha çok okumak, daha çok araştırmak, daha çok bilgilenmek istiyor. Tüm yaşanılanların gerçek olduğunu bilmek de insanın canını daha çok acıtıyor bir yandan. Deniz ismini ilk duyduğumda Deniz Gezmiş geldi aklıma, acaba dedim yazar da bu sebeple mi bu ismi seçmiş. Ki bence öyle de olduğunu kanıtlar nitelikte satırlara değinmişti zaman zaman. Sonra Madımak Oteli'ne değinmesi çok kısa da olsa, oradan yola çıkarak kitabında anlattığı olay. Beni gerçekten her anlamda etkileyen bir kitap
Edebiyat
Kiraz AğacıGökçer Tahincioğlu · İletişim Yayınları · 2020249 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 11:50
Bir çırpıda biten, oldukça anlaşılır, dili yalın bir kitap, 1 günde bile bitirilebilir kısaca. Geçenlerde aslında çok eski bir film olan ama benim yolumun yeni kesişebildiği orijinal adıyla “La Vita e Bella” bizim bildiğimiz şekliyle de Hayat Güzeldir’i izlemiştim. The Piyanist filminin gerçekliği ve ağırlığından sonra daha tatlı açıdan olayları bize aksettiriyordu film. Sonrasında Naziler ve Yahudi soykırımıyla ilgili daha çok şey bilme isteğimin önüne geçemedim ve araştırma yaparken Çizgili Pijamalı Çocuk kitabına rastladım. Bir araştırma kitabı olmadığını, bir çocuğun gözünden yaşanılanların anlatılmaya çalışıldığını elbette biliyordum ama bu konu hakkında pek de bilgiye sahip değilseniz kitap sizi o denli üzmeyecektir. Kendi açımdan baktığımda aslında tersten bir sıralama yapmış olduğumu görüyorum. En gerçek, en ağır ve yoğun olandan daha hafife doğru bir sıralamayla gitmiş oldum. Kitaptan ne kadar etkilendiğimi soracak olursanız da daha küçük yaşlarda okuduğum bir kitap olsaydı oldukça etkilenirdim aslında. Ancak şu an o kadar vurucu bir etkisi olmadı diyebilirim. Spoiler vermeden kitabın sonunun bir tık şaşırttığını söyleyebilirim. Ancak zaten aslında başından beri Bruno’nun “merak”ının kendisini böyle bir sona götüreceği de belliydi. Ben Bruno’nun sonundan çok babasının vicdan azabı çekişini ve belki bu olay yüzünden askerlikten istifa edip kendi içsel yolculuğuyla bu kötülüğü insanlara sırf Yahudi olduğu için yapmanın korkunçluğuyla bu kötülükten vazgeçmesini, birilerine engel olmasını vs. belki de görmek isterdim. Söylemeyi unutmadan kitabın bir de filmi varmış ben de sonradan bilgi sahibi oldum. Ben kişisel olarak bir eserin kitabını okursam filmini izlemeyen, filmini izlersem de kitabını okumayanlardanım. Genelde de kitabını okumayı tercih edenlerdenim, bu
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
Bin Muhteşem Güneş
Puan vermedi·472 syf.··
2021 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2021 20:07
Çok uzun zamandır kitaplığımda duran bir türlü elimin okumaya gitmediği bir kitaptı. Oysa kalın bir kitap olmasına rağmen bir çırpıda biten, kitabın başından sonuna kadar o sürükleyiciliği devam ettiren, her bir sayfayı çevirdikten sonra diğer bir sayfada ne olduğunu hep merak ettiren.. Dönem, zaman ve mekan fark etmeksizin “kadın” olmanın zorlukları, seçilmemiş bir durumun sonucunu her an hissetmek ve bunun ağırlığıyla mücadele etmek. Kitap özelinde Afganistan odaklı, 2 kadının hayatlarının garip bir şekilde kesişmesi ve yaşamları boyu verdikleri “hayatta kalabilme” mücadelesini konu edinse de aslında ataerkil bir toplum yapısının coğrafi konumdan bağımsız bir şekilde ne denli içimize işlediğinin bir göstergesi. Khaled Hosseini’nin bu kitapla birlikte 3 kitabını da okumuş bulunmamla birlikte tabi ki ilk göz ağrım her zaman Uçurtma Avcısı olacak. Eğer o kitabı okuduysanız yine yazarın aynı coğrafyayı ve o coğrafyaya ait etnik ve kültürel birçok unsuru ustalıkla anlatma becerisine şahit olmuşsunuz demektir. Bin Muhteşem Güneş’e dönecek olursak spoiler vermek de istemiyorum ancak şunu söyleyebilirim kitabın sonuna kadar hep daha farklı bir şeyler bekleyerek okudum, ancak tabi ki olaylar benim hayalimdekinden farklı gelişti. Ve belki de aslında kitap okurken bile gerçek hayatla bir kez daha karşılaşmış oldum. Sabahattin Ali’nin de dediği gibi : “Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim.” sözünü buraya bırakmak istiyorum..
Edebiyat
Bin Muhteşem Güneş (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2022119,4bin okunma
5/10
·232 syf.··
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2021 23:29
Bu ilk kitap yorumum.. Açıkçası belki benim kitapla ilgili başka beklentilere girmiş olmamdan belki de gerçekten konusunun çok sığ kalması ve beni derinliklerine çekemeyişinden kaynaklı olarak hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Okuduğum için pişman değilim asla lakin okuduğum satırlar beni anlamsızlığıyla baş başa bıraktı. Doğrusu kitabın konusunu ilk okuduğumda Sol Ayağım tarzında bir kitap okurum diye beklemiştim.. Spoiler vermeden anlatmam gerekirse Bird adlı başkahramanımızın her konuya kendini merkez alarak ilerlediği içsel yolculuğu.. Belki de bazen bazı şeylerin bizim beklediğimiz gibi olmadığını bize gösteriyor.. Yaptığı ve yapacağı her şeyi yalnızca "kendi" için yapan ve yapacak olan bir adamın hikayesi.. Bu arada kitap oldukça sürükleyici, okurken asla sıkılmıyor aksine ne olacağını merak edip bir çırpıda bitiriyorsunuz.. Yalnızca benim hayalimdeki kitap değildi diyebilirim..
1000Kitap
Kişisel Bir SorunKenzaburo Oe · Can Yayınları · 20201,129 okunma