“Birden babama karşı büyük bir acıma duygusuna kapıldım. Geçmişinden kurtulamayan, geçmişteki hatalarını sırtlanmak zorunda kalan yaşlı bir adam, bu zavallı yaşlı adamla ilişkimi kestiğimden dolayı içimde bir suçluluk duygusu oluşuverdi. Sonra kendime, acıdığım kişinin babam olmadığını, bunun bir baba hayali, arketipi, miti olduğunu, yitip gitmiş bir bana olduğunu hatırlattım. Babamın bana en son söylediği şey, yedi yıl önce ondan telefonda duyduğum son şey şuydu: Git de aynaya bak, karşında bir psikopat göreceksin.” s.58