Spoiler! Raskol'un iç dünyasına baktım, buyurmaz mısın?
10/10
·849 syf.·
2026 88. kitabı
Kitabı okumadım... Petersburg şehrinde gezinen bendim. Kutu gibi odada kaldım; kapıyı açmak için yatağımdan kalkmama gerek kalmayacak kadar küçük bir odada... Üniversite öğrencisiydim. Kendi dünyamda, hiç kimseyi almadan yaşadım; yaşamak denirse... Parasızdım fakat bunu dert etmiyordum. Çünkü elimdeki son kuruşları dahi yardıma muhtaç insanlara veriyordum. Bu onları sevdiğim için değil, o an onu yapmak istediğim içindi. Aileme karşı sürekli bir borç altında kalıp minnet duyguları beslemek yoruyordu. Bir şeyler yapmalıydım ama bunu üstümdeki pejmürde elbiselerle yapmak ağırıma gidiyordu. Dilenebilirdim, evet, evet dilenmek... Ama kibrim buna müsaade etmiyordu. Kimseden karşılıksız bir şey almaya alışkın değildim. Bu, onların alanıma girmesini kolaylaştırdığı için buna müsaade edemezdim. Çünkü ben özel bir ruhtum... Belki de ruhum, Napolyon'un evrimleşmiş hâliydi. O benim durumumda olsa acımadan kılıcını savurur, öldürür ama sorgulanmazdı. Çünkü o bir kahramandı. Neden ben de kendi zihnimin imparatoru olmayayım ki? Zihnim, para kazanmaya çalışmadığı kadar kusursuz bir cinayet planı yaptı(!). Evet, çünkü o iğrenç bir kadındı. Ölmeyi hak ediyordu! Boşuna oksijen masrafı! Yeryüzünden bir pisliğin gitmesine neden olmak! Ahh, harika... Bunu ancak benim gibi yüce düşünceler sahibi biri yapabilirdi... Yaptım da... Ama hayır, hayır! Duraklamam pişmanlık gibi görünmesin. Pişman değilim. Yine olsa yine o baltayı alabilirim... Ama bu hezeyanlar da neyin nesi?.. Ahh, bu halüsinasyonlar! Nefret ediyorum. Herkesten nefret! Yaşadığım gerçekler hiç de hayalimdeki gibi tatminkâr değil... Neden beni suçlu görüyorsunuz? Bir adamı öldürmek madem suç, peki içkiye sarılıp da ailesini yok eden zihniyet? Bu da bir cinayet değil mi? Svidrigaylov gibi arzularının peşinde
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Suç ve Ceza
Puan vermedi·704 syf.··
2026 7. kitabı
SUÇ VE CEZA Kitabın karakterleri -Rodion Romanoviç Raskolnikov: Başkarakter Rodya -Alyona İvanovna: Tefeci kadın -Lizaveta: Tefecinin kardeşi -Bay Marmeladov: Sonyanın babası meyhanedeki sarhoş adam -Katerina İvanovna: Marmeladov’un eşi -Lippevehzel: Katerina’nın ev sahibi -Amalya Feodorovna: Raskolnikov’un ev sahibi -Nastasya: Hizmetçi -Pulheriya Aleksandrovna: Rodyanın annesi -Avdolya Romanocna: Dunya, Duneçka Rodya’nın kız kardeşi -Pyotr Petroviç Lujin: Dunya’nın nişanlısı -Andrey Semyoniç Lebezyatnikov: Lujin’in ev arkadaşı -Razumihin: Rodyanın arkadaşı -Nikodim Fomiç: komiser -İlya Petroviç: Komiser yardımcısı -Zamyatov: Karakol sekreteri -Zosimov: Hekim -Arkadiy İvanoviç Svidrigaylov: Dunyanın işvereni -Marfa Petrovna: Svidrigaylov’un karısı Rodya annesi ve kız kardeşinden ayrı olarak yaşayan bir hukuk öğrensi düştüğü maddi sıkıntılar sebebiyle öğrenimine ara vermiş parlak bir öğrencidir. Annesinin göndereceği parayı beklerken değerli evinde ve üzerinde verilebilecek değerli şeyleri tefeciye götürerek hayatına devam etmeye çalışır. Bir gün bu sıkıntılardan dolayı yaşadığı bir buhranla telefici kadını öldürmeye karar verir ve yaptığı cinayetle hayatının dönüm noktasını yaşar. Bir daha hayatı istese de eskisi gibi olmayacaktır.. Suç ve Ceza okumaktan aşırı keyif aldığım bir kitap oldu. Karakterler fazla olsa da her karakterin kendine ait bir unutulmaz bir işlevi var. Bizi çok farklı sorgulamalara itiyor olurken fakir bir öğrenciyle elinin bu kadar açık ve cömert olması rahata kavuşmak için işlediği cinayette çaldığı eşyalarım yüzüne bile bakmadan gömmesi en ironik olanı ise hukuk öğrencisiyken bir cinayet planlaması ve planda olmayan yeni bir cinayet işlemesi bu işlediği cinayetten dolayı hastalanması ama kendini ölmesi gereken birini öldürdüğü için topluma iyi
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Reklam
Kan döktün sen!!
10/10
·660 syf.·
2026 56. kitabı
"Kan mı dedin? Dünyanın her köşesinde çağlayanlar gibi akmış, günümüzde de akan kandan mı söz ediyorsun sen? Şampanya gibi akıtılan, insanların döktükleri karşılığında Capitol'de taçla ödüllendirildikleri, sonra da insanlığın kurtarıcısı diye yücelttikleri kandan mı söz ediyorsun?.. Biraz daha yakından, biraz daha dikkatli bak sen olaya Dunya! İnsanlara iyilik etmek istedim ben. Bu aptallığıma karşılık (aslında aptallık falan da değildi bu, düpedüz küçük bir yanlışlıktı; bu düşünce şimdi, başarısızlığa uğradıktan sonra, göründüğü gibi hiç de aptalca bir şey değildi... Aslında başarısızlığa uğrayan her iş aptalca görünür ya...) evet, bu aptallığıma karşılık binlerce iyi şey yapacaktım. Bu aptallığımla önce ilk adımımı atacak, bağımsızlığımı kazanacak, birtakım olanaklar edinecek, sonra bu aptallığımı bağışlatmak için sayısız yararlı işler yapacaktım... Gelgelelim daha ilk adımda, ilk adımda yelkenleri suya indirdim... Bir alçaktım ben çünkü! Bütün sorun bu işte! Ama ne olursa olsun, sizin bakış açınızdan gene de bakmayacağım olaya. Başarsaydım taçla ödüllendireceklerdi beni, oysa şimdi içeri atacaklar..." ​ Evet bu dizelerin bulunduğu romanın serüven yolculuğuna çıkıp, Dostoyevski’nin hangi duraklarda, hangi karakterleri, hangi ruh halleriyle, ördüğünü görebilmek için şimdi biraz geriye, o ilk adımların atıldığı zamana gidelim... Takvimler 1866 yılının Ocak ayını gösterdiğinde, Petersburg sokaklarında henüz kimsenin tanımadığı bir karakterin, Raskolnikov’un ilk ayak sesleri Ruski Vestnik dergisinin sayfalarında duyulmaya başladı. Ancak edebiyat tarihinin en tekinsiz tesadüfü tam da o tefrika günlerinde yaşandı; Dostoyevski, bu tefrikaları kaleme aldığı dönemde borç batağındaydı; kaldığı otelde yemek bile verilmeyecek kadar zor durumdaydı ama
İnceleme
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 2019194,2bin okunma
Nefes alıyorsak umut var demektir.
8/10
·704 syf.·
2026 14. kitabı
"Raskolnikov akıllı ,aydın ,dürüst bir gençtir. Eski bir Petersburg evinin bir dolabı andırır küçücük çatı bölmesinde oturmaktadır, çevresindeki yoksulların yaşamını gözlemekte, yalnızca kendisinin değil binlerce başka insanın da bir düzen içinde yazgılarının kaçınılmaz olarak yoksulluk hastalık erkenden erken ölüm olduğunu görmektedir. Bu durum onda yoğun düşünsel arayışlara yol açmıştır. Arayış peşindedir ama hep yalnızdır, kimselerle görüşmez, insanlardan kaçar, sorunu kendi başına çözmek ,Yalnız kendi gücüne yaslanmak ister. İçinde yaşadığı toplumsal eşitsizlikler üzerine düşünür . Tarih boyunca geniş yığınlar her tür eşitsizliği haksızlığa boyun eğerken ,olağanüstü insanlar dönemlerin suçlu olarak görülmüş ,lanetlenmişlerdir ama sonraki kuşaklar bunları Kahraman insanların kurtarıcıları olarak görmüşlerdir. içine kapandığı yalnızlık ortamında oluşturduğu bu bireyci toplumsal içeriği yönünden ise anarşik düşünceler yolunda Raskolnikov'u "Ben bir bit miyim yoksa insan mı" ikilemine götürür. Oysa Raskolnikov geçmiş çağlarda ve kendi yaşadığı çağda milyonlarca ezilen insanın toplumsal haksızlıklara neden baş kaldırmadıkları konusunu yeterince ve ciddi olarak düşünememiştir .Ezilen insanların geçmişte ve şimdi uysalca boyun eğmeleri onda öfke ve acı yaratmakta, kendisini yığınların ,halkın, sıradan insanların karşısına ve onlardan çok yukarılarda bir yerlere koymaktadır . Hem kendine hem de herkese tarihteki öteki olağanüstü insanlar gibi olduğunu ,sıradan insanların, basit halkın dokunulmaz kabul ettiği temel ahlak kurallarını çiğneme hakkına sahip olduğunu göstermektir. Bulduğu bu çıkış kendisinin olağanüstüler grubuna mı girdiğini yoksa bütün öteki zayıf insanlar gibi boyun eğenlerden mi olduğunu anlamak için bir sinema olarak nitelediği cinayete götürür
Duygu ve Düşünce
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Puan vermedi·687 syf.··
2025 2. kitabı
Kitabın yazarı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’dir. O, tüm kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da ana karakter olarak kendini kullanmıştır. Kitabın felsefi altyapısını çözmek için Dostoyevski’nin hayatını bilmek büyük kolaylık sağlayacaktır. Ailevi sıkıntıları yüzünden zor bir çocukluk dönemi geçiren Dosyoyevski, Petersburg Mühendis Okulu’ndaki öğrenimini başarıyla bitirerek, asteğmen rütbesiyle Petersburg’daki İstihkâm Müdürlüğü’nde göreve verilmiştir. Ancak bu görevi bir yıl sürdürebilmiş, askerlikten nefret ettiği için görevinden istifa ederek yazarlığa başlamıştır. İlk yazarlık döneminde verdiği eserlere beklediği tepkileri alamayınca yazarlıkta umudunu kaybetmiş ve politikaya atılmıştır. Politikada da şansı yaver gitmeyen Dostoyevski devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapishanede kalmış, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaşmıştır. İdam edilmek üzereyken affedilmiş, cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürülmüştür. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verilmiş ve 1859 yılında terhis edilmiştir. Suç ve Ceza adlı eserini bu dönemde oluşturmaya başlamıştır. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanlamıştır. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurgulamıştır. Suç ve Ceza, Dostoyevski’nin gençlik yıllarında savunduğu düşüncelerle hesaplaşmasını içermektedir. Ana karakter Raskolnikov’un söyledikleri, yazarın yaşadığı dönemdeki Anarşizm ve Nihilizm felsefenin Aydınlanma Çağı döneminde ortaya çıkan Liberalizm, Fizyokrasi, Kapitalizm düşüncelerine tepkilerini içermektedir. Maddeler halinde açıklayacak olursak kitapta yer alan şahıslara ve olaylara dikkat etmek gerekecektir: (1) Ev
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Aslında hepimiz bir Raskolnikov değil miyiz?
10/10
·704 syf.··
2025 16. kitabı
Hukuk öğrencisi , yoksul bir genç Raskolnikov parasızlık yüzünden okulu bırakır . Annesi ve kız kardeşine iyi bir hayat yaratmak ve içinde bulunduğu sefil durumdan kurtulmak için tefeci kadını öldürme planları yapar . Planını uygular ve tefeci kadını baltayla öldürür. Bu sırada tefeci kadının kardeşi Lizaveta aniden içeri girince onu da öldürmek zorunda kalır . Roman aslında bundan sonra başlar . Raskolnikov artık sürekli iç çatışmalar yaşar. Aslında roman psikolojik bir roman . Karakterlerin ruhsal durumları realist bir şekilde anlatılıyor . Aslında Raskolnikov bu cinayeti güç sahibi olabilmek adına işliyor ve romanın sonunda vicdan azabı çekmediğini de görüyoruz . Romanda Raskolnikov’un var olma çabası da göze çarpıyor . Roman o kadar gerçekçi ki Raskolnikov’un cinayetten sonraki nöbetleri, ruh hâli gözümde canlandı . Romanın diğer bir karakteri ise Sonya . Ailesini geçindirmek için bedenini satmak zorunda kalan Sonya, aslında Raskolnikov için bir dönüm noktası bence . Raskolnikov ilk itirafı Sonya’ya yaptı . Cinayeti itiraf etmeden önce yine karşısında Sonya vardı . Aldığı kürek cezası boyunca yanında yine Sonya vardı . Sanki koruyucu meleği gibiydi . Romanda o kadar güzel karakterler var ki . Çok fazla detay vermek istemiyorum ama okudukça hem seveceğiniz hem de nefret edeceğiniz kişiler karşınıza çıkacak . Razumihin size dostluğu , Lujin kibiri , Avdotya kardeş sevgisini , Pulheriya anneliği, Svidrigaylov karakatersizliği gösterecek. Ben çok severek okudum bu eseri sizlere de tavsiye ederim . Aslında hepimiz bir Raskolnikov değil miyiz ? Belki bir insan öldürmedik ama birinin hayallerini , umutlarını öldürdük . Bir karınca bile olsa bir hayvanın yaşamına son verdik . Hiçbirimiz masum değiliz . Alıntılar : *Kendine ait bir yalan , başkalarına ait gerçekleri
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Reklam
Reklam