İnsan kadar cılız bir hayvanın doğanın efendisinin bilgisine ulaşması çok güzel; fakat bundan yaşamımı nasıl sürdürmem gerektiğine dair birtakım kurallar çıkartamadığım takdirde bana cebir ilminden daha fazla bir fayda sağlamayacaktır.
Bizler doğarken içimizde daha ileride gelişecek her şeyin tohumunu da taşıyoruz. Fakat nasıl ki Raffaello ve Michelangelo fırçalarıyla ve renkleriyle doğmadılarsa bizler de fikirlerle doğmadık.
Yaşamında kendin olarak var olduğun zaman için bilir; sesin, bakışın, yürüyüşün, gülüşün, tüm bedenin bunun sinyallerini verir. İçinde bulunduğun hâl kötüymüş, acı çekiyormuşsun, şu bu...Ama sapına kadar kendinsin, kişisel bütünlük içindesin. "Ah!" diye inlerken bile içinde bir şükür duygusu vardır. Sapasağlam kendinsindir, acın da sensindir.
Bir insanın gelişmişliğini ve olgunluğunu şimdi ve burada, etki alanı içerisindeki eylemleri yapma hususunda ne kadar bilinçli ve istikrarlı bir şekilde sorumluluk duyduğu gösterir.