📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
.
.
.
.
.
_________
Kitap öyle bir başlıyor ki, birinci kitabın sonunu aratmıyor. Belki de bir lanet denilebilecek bir şey bitiyor. Peki, neden? Sevgi sayesinde…
Kalp Çamaşırhane'sinden sonra Kalp Fotoğrafçısı, bu sefer en mutlu olduğunuz anları zamanı fark etmeksizin size kareler halinde gösteriyor. Kendinizin bile fark etmediği o mutlu anları gösteriyor size. Tabii mutluluk varsa, mutsuzluk diye bir şey de vardır. Ve kamera aynı anda bu ikisini de çekiyor. Ancak müşterilere sadece mutlu olan kareleri veriyor. Ve sadece vermesi yetmiyor. Müşterilerin kendi istekleri de önemli bu durumda. İsterseniz fotoğrafa bakıyorsunuz, isterseniz de bırakıp gidebiliyorsunuz.
Bu da bana hayatın bizim için açtığı kapılar gibi hissettirdi. Kapıyı aralayıp bakmak size kalmış. Belki de hayatınız değişecek, belki de ölmek isterken bir fotoğraf karesine tutunacaksınız. İşin gerçeği, makine sihir yapmıyor. Siz mutlu olasınız diye fotoğraf üzerinde oynama yapmıyor. Bu da onu ilginç kılıyor bence. Çünkü mutluluk o kadar zor ve ulaşılmaz bir şey değil. Beklemek bile gerekmiyor, çünkü zaten içimizde. Sadece değerini bilip onu korumalıyız.
Fotoğraf çekilmeden önce size seçenek sunuyorlar. İsterseniz geçmiş zaman, isterseniz gelecek.
Fotoğraf çekilmeden önce mektup yazıyorsunuz. Peki, neden?
Kalplerimizde yatan gerçeği fotoğrafta görmeden önce bizim fark etmemizi sağlaması gibi bir şey. Gün içinde çok az kendimizi düşünecek vaktimiz olduğu için ve duygular da fiziksel olmadığı için onları fark etmemizi sağlayan kısa bir an; kendimize mektup yazmak. Bu mektubu, size bir yıl sonra gönderilmesi için bir posta kutusuna atıyorsunuz. Daha sonra fotoğraf çekiliyor ve odayı sıcacık bir bahar havası sarıyor, çiçeklerin kokusu yayılıyor. Bu çiçekler fiziksel olarak da görülüyor. Mavi renkli yapraklar
"Çünkü hayat, binbir tatla karışık akıp gider.
Ben yalnızca bununla yüzleşmeye karar verdim. Hayatın bana geldiği kadarıyla yüzleşeceğim. Ve yapabildiğim kadarıyla onu hissedeceğim, ne eksik ne fazla."