Mustafa Gökduman

Mustafa Gökduman
@lvlustafa
“Modern olmak" demek, modernize etmek demektir - takıntılı, saplantılı bir şekilde modernize etmek; kimlik bütünlüğünü korumak bir yana, sadece "olmak" [to be] değil, tamam olmaktan kaçarak, hep tanımsız kalarak, sonsuza dek "oluş" [becoming] içinde bulunmak.
Reklam
Modern yaşam biçimleri birbirlerinden pek az yönden farklıdır fakat hepsinin de ortak özelliği kırılganlıkları, geçicilikleri, risklere açık ve sürekli değişime eğilimli olmalarıdır.
İktidarın (yani bir şeyler yapma becerisinin) politikadan (yani neyin yapılması gerektiğine karar verip öncelikleri belirleme becerisinden) koptuğunu bilmesek de hissediyoruz (ve çoğumuz bunu kabullenmek istemiyor), böylece, "ne yapmalı" konusundaki kafa karışıklığımıza ek olarak, şimdi de "bunu kim yapacak" konusunda karanlıktayız.
yoh canım kuran hükümleri evrenseldir
Kendimizi bir tür "fetret devri"nde - eski yöntemlerin artık işe yaramadığı, eski öğrenilmiş ya da edinilmiş yaşam kiplerinin şu anki conditio humana için artık uygun olmadığı, fakat karşımızdaki zorluklarla mücadele edebilmemizi sağlayacak yöntemlerin ve yeni koşullara uygun yeni yaşam kiplerinin henüz icat edilip yerine konmadığı ve uygulamaya geçilmediği bir dönemde - bulduğumuzu gün geçtikçe daha çok düşünmeye başladım... Mevcut form ve düzenlerden hangilerinin "eritilip" kullanımdan kaldırılacağını henüz bilmiyoruz; oysaki bunların hiçbiri eleştirilemez değildir ve hemen hepsi de, şu ya da bu kadar zaman önce, zamanı geldiğinde değiştirilmek üzere işaretlenmiştir.
Her şeyin bir mevsimi vardır. Evet. Yıkmanın zamanı ve inşa etmenin zamanı vardır. Evet . Susmanın zamanı ve konuşmanın zamanı vardır.
Reklam