Jenga Kulesi
5/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 09:56
Duygularımız söz konusu olduğunda dürüst olamayacak kadar yorgun ve tahammülsüzüz galiba artık. Yıprandık mı Yırtıldı mı sayfalarımız Kullanılıp bir köşeye atılmış gibi miyiz Olsun. Biz hâlâ : Canımızın yanmayacağı bir yol bulmak istiyoruz. İşe yarar olup bizi paslandıran şeylerden işe yaramaz olup bizi güzelleştiren şeylere doğru uzanan bir yol... Yolun olmadığı bir yol olmalı belki de... 'İnsanlar kısa süre yaşar ama uzun süre boş şeylerle uğraşır,' demiş M. Aurelius. Bomboş şeylerle uğraştığımız doğrudur kral:)) Hayat, biz inşa etmeye çalıştıkça yıkılan bir jenga kulesi gibi üstümüze devriliyor. Devriliyor da... Sisifos gibi olmayı mı öğrenmeli: 'Sabır şikayetsiz çabadır', okuduktan sonra günlerce düşündüm bu sözü... Sadece ağırlığa dayanan değil meyve de veren bir ağaç gibi yaşayabilmenin sabrını öğrenebilirim belki de, Çocukların anlayabileceği şekilde, dünya hakkında bir şeyler anlatabilirse birisi bana... Fakat ne zaman biriyle konuşsam, sohbet sessizlikle bitiyor. Hayat, kişinin sadece yaşayıp geçirdiği bir şeyden ibaret olduğunda, hayatta kalmanın gereklilikleri bütün zamanımızı ve gücümüzü aldığında, ölüden farkımız yok.
1000Kitap
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
İspat delillerinin felsefi yanlışları ve İmkansızlığı
Puan vermedi·519 syf.·
2026 2. kitabı
Alay Cem Meriç her ne kadar kendi kitabını; Peygamberliğin İspatı: Haber Delili kitabı, nübüvvet iddiasını “haber” epistemolojisi üzerinden sistematize eden bir apoloji denemesi olarak sunmuş olsa da felsefe tarihinde eleştirel bir süzgeçten geçirdiğimde Descartes’in metodik şüphesinden tutun Hume’un mucize eleştirisine, Kant’ın transandantal idealizminden John Hick’in dini çoğulculuğuna, C.A.J. Coady’ nin tanıklık epistemolojisinden Fred Donner ve Sean Anthony’nin revizyonist tarih metodolojisine, Gazali’nin kelamından Nietzsche’nin soy kütüksel eleştirisine kadar ele aldığımda, temel bir epistemik çöküş ile karşılaştım; bu çöküşü de Altay'ın “kapalı devre” retoriğiyle gizlediğini fark ettim. Döngüsellik, indirgemeci ikili karşıtlıklar, metafizik temelsizlik ve olağanüstü iddialar karşısında yetersiz kalan tanıklık standartlarında somutlaşmasını ele alanlar tarafından kolayca fark edilebilecektir. Ayrıca eserini, modern akıl tarafından piyasadan toplanmayı hak eden bir sofizm örneği haline getirdiği için de tebrik ederim. Altay'ın “haber” kavramını Nebi’nin etimolojik kökeninden hareketle merkezileştirerek "Samimiyet, Fetanet ve Mucize" delillerini zincir metaforuyla birbirine bağlaması gözüme ilk bakışta yenilikçi görünse de bu, klasik felsefi hata olan (terim kaydırma) üzerine kurduğunu anlamam güç olmadı; çünkü “HABER” bir yandan epistemik tanıklık (Coady’nin Testimony’sinde tanımlandığı gibi güvenilir aktarım) olarak ele alınırken diğer yandan vahiy iddiasının ontolojik doğruluğunu varsaymasıyla döngüsel bir yapı oluşturuyor. Hume’un Enquiry Concerning Human Understanding’i okuyan bilir ki hume; mucizeleri “Doğa yasalarının ihlali” olarak tanımlayıp tanıklığın uniform deneyim karşısında daima yetersiz kaldığını açıkça gösteriyor, Altay'ın delil zinciri de
Duygu ve Düşünce
Peygamberliğin İspatıAltay Cem Meriç · İnsan Yayınları · 20251,720 okunma
Reklam
Hayat ve Ölüm
9/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 01:32
I.D. Yalom'un Günü Birlik Hayatlar kitabında "Kendime Düşünceler" den oldukça bahsedilmişti, bu nedenle okuma listeme almıştım. Montaigne, "Denemeler" eserinde olduğu gibi burada da M. Aurelius hayatın içinden birçok konuya özellikle de 'Hayat ve Ölüm' e dair düşünceleri vardı. Sayfa olarak az, kısa sürede bitirmek mümkün olabilir ama böyle kitapların roman gibi okunması taraftarı değilim. Elimizin altında olup ara ara açıp birkaç sayfa okuyup, üzerine düşünmek, çıkarımda bulunmak gerekiyor. Bu kısacık hayata ve içinde olanlara, gereğinden fazla önem verenlere iyi geleceğini düşünüyorum. 《 "Sana dürüst davranmak istiyorum." diyen birisi nasıl çürümüş ve sahtekardır. Ey insan, sen ne yapıyorsun? Bunu söylemene gerek yok. Dürüstlük, kendiliğinden anlaşılmalı. Yüzünde yazmalı, sesinde çınlamalı. Tıpkı sevgilinin, sevgilisinin bir bakışında her şeyi anlayabilmesi gibi dürüstlük, baktığın an gözlerinden taşmalıdır... 》 syf. 117
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
Kendime Düşünceler
Puan vermedi
Kendime Düsünceler - Marcus Aurelius ste kütüphanelerinizde olmazsa olmaz bir kitap: M.S. 161'de Roma imparatoru olan Marcus Aurelius bir filozoftu. Günümüzden 1848 vil önce yazılan bu kitap, pek çok yazarın da basucu kitabıdır. Yazar; evrende insanın yerini, ne için var edildiğini anlatıyor
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
9/10
·291 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:00
Bilişsel davranışçı terapi sistemini (ACT)yerel dilde anlatan çok önemli ve değerli bir kitap ve herkes tarafından anlaşılabilecek bir dil kullanılması ile beraber bolca örnek içeriyor. Kitap hayatımızda soruna yol açan nedenleri "Farketmemizi",sorunlar üzerine "Düşünerek" ve duygusal mesajları "Hissederek" anlamlı bir hayat "Yaşamamıza" yardımcı olabilecek yöntemleri bilimsel temele dayandırarak anlatıyor. Yıllar önce David Burns ün İyi Hissetmek kitabını okumuş ve çokça fayda kazandığım bir okuma olmuştu.Bu kitabı yazmakla Hakan hoca da çok değerli bir sistemi yerel dilde sunarak "kendine yardım" rehberi olması bakımından çok değerli bir çalışmaya imza atmış. Marcus Aurelius;"Düşüncelerimiz,içinde yaşadığımız dünyayı belirler"der.Bilişsel terapi sistemi,sorunların çözümünü düşünce,duygu ve davranış üçgeninde çözmeye çalışarak olaylara verdiğimiz anlamı belirleyen düşünce paradigmamızı anlamamıza yardımcı olarak insanların hayatındaki bazı problemlerin sonucu olarak ortaya çıkan depresyon,kaygı gibi psikolojik sorunlara yol açan ve duygularımızı belirleyen,davranışlarımıza sebebiyet veren nedenleri açıklamaya ve çözümleye çalışır problemi yaşamaktan çok anlamaya ve üstesinden gelmemize yardımcı olur. Yazar bu kitapta bilişsel terapi yöntemini "duygu" odaklı ele almış ve duygularımızın işaret ettiği "istek ve idealleri" anlamaya çalışarak bizim için problem oluşturan olayları anlamamızı ve üstesinden gelmemize yardımcı olacak yöntemleri açıklamış.Düşünceyi ise hayattaki "istek ve idealleri" gerçekleştirmeye yarayacak davranışları geliştirmemize yardımcı olması bakımından anlatımış ve düşünceyi bilişsel olarak çarpıtan kalıpları açıklamış. Kitap başlangıçta "Sorunun kaynağı" olarak algı ve anlamlandırma yapımızı devamında ise bilimsel çalışmalar ışığında "beyniniz ve
Fark Et Düşün Hisset YaşaM. Hakan Türkçapar · Epsilon Yayınevi · 20191,937 okunma
Puan vermedi
Epiktetos (Epictetus), M.S. 50 – M.S. 135 yılları arasında yaşamış bir Stoacı filozoftur. Kendisi köle olarak doğmuş, özgürlüğüne kavuştuktan sonra felsefe okulu kurmuş ve öğretilerini doğrudan konuşma yoluyla aktarmıştır. Epiktetos'un eserleri günümüze kendisinin kaleme aldığı metinler olarak değil, öğrencisi Arrianos (Arrian) tarafından not edilenler aracılığıyla ulaşmıştır. Bu öğretiler iki ana eserde toplanmıştır: Söylevler (Diatribai): Daha uzun ve detaylı ders notlarıdır. El Kitabı (Enkheiridion veya Düşünceler): Söylevler'in özetlenmiş, günlük yaşamda pratik rehber olarak kullanılabilecek kısa bir derlemesidir. Genellikle "Düşünceler ve Sohbetler" başlığıyla yayımlanan bu külliyat, uygulamalı Stoacılığın en saf ve en erişilebilir kaynaklarından biridir. Epiktetos'un tüm felsefesinin başlangıç noktası ve temel direği, meşhur kontrol dikotomisidir (ikili ayrımı). Bu, eserin ilk ve en önemli dersidir: “Kimi şeyler bizim elimizdedir, kimi şeylerse değildir.” A. Elimizde Olanlar (Kontrol Edilebilirler) Bunlar, bizim içsel alanımızdır ve yegâne erdem kaynağımızdır. Yargılarımız (Kanılarımız): Bir olayı nasıl değerlendirdiğimiz. İsteklerimiz ve Arzularımız: Neyin peşinden koşmayı seçtiğimiz. Nefretlerimiz ve Kaçınmalarımız: Neyden uzak durmayı seçtiğimiz. Kısacası; irademizle yaptığımız tüm faaliyetler. Epiktetos'a göre, mutluluk ve özgürlük yalnızca bu içsel alana odaklanarak elde edilebilir. Yanlış kararlarımız veya kötü yargılarımız dışında hiçbir şey bize zarar veremez. B. Elimizde Olmayanlar (Kontrol Edilemezler) Bunlar, bizim dışsal alanımızdır ve bu alan üzerinde ısrarla kontrol kurmaya çalışmak sefaletin, kaygının ve hayal kırıklığının ana kaynağıdır. Bedenimiz ve Sağlığımız: Hastalık, yaşlanma. Mal Varlığımız: Kayıp, hırsızlık. Şöhretimiz ve Saygınlığımız:
Düşünceler ve SohbetlerEpiktetos · Kaknüs Yayınları · 20101,129 okunma
Reklam
Reklam