benim insan sevgim, başkasının duygusunu paylaşmakta değil, paylaştığım duyguya k a t l a n a b i l m e k t e d i r.
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
I ş ı ğ ı n ı n I ş ı d ı ğ ı n ı G ö r m e k . - En karanlık keder, hastalık, borçlanma durumlarında, başkalarına ışık verdiğimizi ve onların bizi parlak dolunay olarak algıladıklarını görmekten m hoşlanırız. Böyle dolaylı bir yoldan, kendi aydınlatma yeteneğimizle ilgileniriz.
Reklam
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği onuncu mektup..
Mustafa Kemal'in 22 haziran 1915'te yazdığı mektup: 22 haziran Aziz Madam, Uzun zamandan beri aramızda derin bir sessizlik hüküm sürmektedir. Onu evvela sizin ortadan kaldıracağınızı sanıyordum. Fakat insanın tahayyül ettiği şey nadiren gerçekleşir. Bundan başka, eşsiz ve hayranlığa layık dost H.K.'nin getirdiği mektuplardan sonra sevimli mektuplarınızı beklemekte haksızım. Ben Sofya'da iken genç, fakat tecrübeli bir dost hanım bana diyordu ki, bir kadın hayran olduğu bir erkek dosta karşı duyulan saygı ve suskunluğun tesiri altında kalmamalıdır. Fakat bu pek mantıki nasihatlere rağmen, çok defa bu bir kere birine hayran olmuş hanımın bile, onunla daima tehlikeli bir tarafı olan konuşmalarına devam ettiğini görüyordum. Nuri Bey buraya geldi. Sizin evinizde geçen sevimli (öğlenden sonraları) her an hatırlıyor (dilinden düşürmüyor). Hastahanede meşguliyet ve eğlence mevzuları bulabilmiş olmanızdan memnunum. Aziz Madam, size hürmetkarane duygularımı sunmama müsaade ediniz. Valideniz hanımefendiye, pederiniz beyefendiye ve küçük dost Matmazel Edith'e muhabbetle dolu bin şey. M. Kemal
Sayfa 53·Kitabı okudu
Bir şairi bekleyen en büyük tehlikelerden biridir naiflik ve bu naiflikle övünme konumu. Ş a i r , k e n d i e ğ i t i m i n d e n n a i f l i k m a d d e s i n i ç ı k a r t m a k z o r u n d a d ı r .
Alıntı
gün vursun yükünü gecenin halkasına yol vursun sesini uzaklığın pasına s e s i m e k i b r i t ç a k s a n t u t u ş a c a ğ ı m !
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı
Ayrıcalıklar. – Kendine gerçekten sahip olan, yani kendini nihai olarak f e t h e t m i ş kişi, bundan böyle kendini cezalandırmayı, kendini bağışlamayı, kendine acımayı özayrıcalığı olarak görür: Bu hakkını kimseye söylemeye ihtiyaç duymaz, ama başka birisinin eline özgürce verebilir, örneğin bir dostuna – ama böylelikle bir h a k k ı ödünç verdiğini ve hakların ancak g ü ç sahibi olunduğunda başkalarına ödünç verilebileceğini bilir.
Sayfa 245·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam