O kadarda iyi bir kitap olmamasına rağmen vitrinlerin en tepesini süslemeye devam ediyor.Sanırım insanları etkileyen şey;hem kitap ismi hem kapak tasarımı hem de yazarın intiharına giden süreci anlattığı düşüncesi.Üçüncü seçenek ne kadar doğru bilmiyorum ama bu iyi bir pazarlama aracı olduğu için okurlar çok çabuk etkilenmiş olabilir.Tabi bir de kitabın Japonya tarihinin en çok satan ikinci romanı olması da enteresan.Kitap Yozo adlı bir adamın varoluşsal sancılarını anlatan bir konuya sahip.Bir yere ait olamama ve insanlardan nefret etme hali,onun toplumdan izole olduğunun bir göstergesi.Toplumdan kopuk hissetmenin getirdiği kaygı,içedönük bir isyan ve varolma mücadelesine dönüşüyor ve ana karakter de güçsüz olduğu için yitirilmiş bir mücadeleyi tasvir etmeye çalışıyor.Bu kitap herkese hitap etmez.Kitapta kendinizden birşeyler bulamazsanız okumaya değmez bulursunuz. Kitapta asıl anlatılmak istenen toplumun bireyden beklentilerinin,insanı nasıl sahteleştirdiğidir.Ana karakter herkesi memnun etmek için sahte yüzler takınıyor.Bu yüzden nasıl dibe vurduğu anlatılıyor. ”Bu kitap Japon edebiyatı için çok değerli bir kitaptır.” Zırvalıklarını geçeceğim.Zaten sıradan ve sıkıcı kitap yorumcuları bunları uzun uzun anlatır size.Bence bu kitap zengin veletin şımarıklığından başka hiçbir şey değildir.Bu arkadaş da bizim genç Werther
gibi kendisine rahat batanlardan.Depresif depresif dolaşıyor etrafta.Yok anlam arayışıymış, yok kendini bulma çabasıymış.Kendi çabasıyla hayatını zora sokuyor.Resim kabiliyetin var,baban zengin.Bulsana yolunu.Yok illa intihar edip tarihe geçecek.Tam bir zayıf karakter,vizyonsuz hareketi.Kusura bakmayın ama takdir ettiğiniz şeyler bazen beni hayrete düşürüyor.Hem kültür farkının yarattığı etkiden olsa gerek hem yazarın işlevsiz yazım stilinden hem de