Furkizm

Furkizm
@m_frkan21
Anlatacak bir şeyim yok. Ben neysem oyum.
Selam 1K… Bu gece ele alacağım konu: zaman… Zaman muhteşem bir kavram. Hem kontrol edilebilir hem de edilemez. Dokunamazsın, tutamazsın, hissedemezsin… Sadece saatlerde, takvimlerde ve aynaya baktığında yüzüne yerleşen yorgunlukta fark edersin onu. Akıp giden, durdurulamayan ve geri getirilemeyen şeydir zaman. Şimdi gelelim asıl soruya: Zamanı nasıl hem kontrol edebiliriz hem de nasıl kontrol edemeyiz?? Zamanı durduramayız. Ona “dur, bekle, geliyorum” diyemeyiz. Bir dakikayı cebimize koyup yarına saklayamayız. Ama zamanı lehimize ya da aleyhimize çevirebiliriz. Peki bunu nasıl yapabiliriz?? Tabii ki zaman yönetimiyle…Saatlerini, dakikalarını, günlerini… kısacası ömründen kopan parçaları nasıl kullandığınla. Zaman çok nankördür. Sen onu yönetmezsen, o seni yönetmeye başlar. En basit örnekle bazen diyorsunuz ki “beş dakika telefona bakayım.” Sonra bir bakıyorsunuz o beş dakika olmuş elli dakika… İşte zaman sessizce elimizden kayıp gitmiş. Her şeyin bir zamanı vardır. Konuşmanın zamanı, susmanın zamanı… Başlamanın da zamanı vardır, vazgeçmenin de. Ama çoğu insanın en büyük hatası zamanı bol sanmaktır. “Yarın yaparım” der, “daha çok vaktim var” der. Oysa zamanın en büyük oyunu budur: Bizlere hep çokmuş gibi görünür. Ve işin en ironik tarafı şu… İnsan zamanın değerini onu kaybettikten sonra anlıyor. Kaçırılmış fırsatlarda, söylenmemiş cümlelerde, geç kalınmış özürlerde… Bu yüzden zaman sadece bir kavram olmaktan çıkıp, tercih meselesine dönüşüyor. Neyi ertelediğin, neye emek verdiğin, kimi hayatında tuttuğun… Hepsi zamanla şekilleniyor. Çünkü hayat yıllardan oluşmuyor… Neye, kime ve nasıl harcandığını bilemediğimiz zaman parçalarından oluşuyor. Belki de bu yüzden zaman bu kadar korkutucu geliyor. Bize ölümü hatırlattığı için değilde…Yaşayabileceğimiz onca ihtimalin nasıl
1000Kitap
Furkizm
Ne kadar acı olsa bile zaman hala geç değil. Hatalarından ders alıp daha çok kurcaliyarak geri alabiliriz. Bu tamamen insanoğlunun elinde bir durum. (Bende bugün baya tembellik yaptım)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Belki Dönersin Bana
Kapı zilini bir umut çalıyorum, Belki açarsın diye... Belki kalbinde bana Dair bir şeyler filizleniyordur. Açmazsan da canın sağ olsun; Resmine bakıp düşlerde seninle olmak, Bu buruk yalnızlığı bile tatlandırıyor. Keşke... Zamanında kıymetini bilseydim. Şimdi o gönül tahtını yeniden kurmak, Dünyanın tüm zenginliğini yoluna feda etmek isterdim; Ama biliyorum, bu istek bile acı veriyor artık Furkizm
Furkizm
Şiiri anlık olarak yazıyorum. Görüş ve geri bildirim için mesaj atabilirseniz sevinirim 😊
Yalnızlık
Yaratıcı kişi, gerektiğinde yalnız kalabilmekten korkmayan insandır. Yaratıcı insan ancak yalnız kalabildiği zaman içsel dünyasının zenginliklerine inebilir ve bunları sonradan, müzik, görsel sanatlar, edebiyat ya da bilimsel ve teknolojik buluşlar olarak bize ulaştırabilir. Bundan ötürü, gerçek anlamda yaratıcı bir insan yaratıcılık sürecini yaşarken kendisini yalnız hissetmez, yaratmakta olduğu ürünün diğer insanlar tarafından anlaşılabileceği ve kabul edilebileceği umudunu taşıdığından, aslında yalnız değildir. Engin Geçtan İnsan Olmak
Duygu ve Düşünce
Furkizm
Her yaratıcı kendi eserini yaparken üst düzey düşünür. Bu tamamen yalnızlık değil insanlar bu düşünme olgunluğuna tamamen erişmemiş anlamına gelmektedir. Zamanı gelince bu yaratıcılığı anlasilir. Örneğin Sokrates düşüncelerini belirtirken insanlar tarafından elestirilmis ona inanmamıştır. O öldükten sonra onun düşünceleri tamamen anlaşıldı. O korku yalnızlık değil asıl anlaşılmamak, eğer bu problem çözülürse insan yalnız değildir. Onu anlayan ve düşünen bir kişi olduğunu hisseder. Farklı bakış ile değerlendirmek istedim.
Böyle bir insan yok arkadaslar
“Hiç dokunmasa da sevebilir insan. Sarılmasa aşık olabilir, eli eline değmese de heyecanlanabilir. Çünkü aşk teninde değil, yüreğinde hissettirir.”
Furkizm
Önyargı var iken böyle insan bulmak zordur tabii ki