Şahsına, sevdiklerine muzip yaşayan ve de kediler başta olmak üzere bütün canlıları seven, hiç mi hiç büyümeyen, büyümeyip te çocuk kalmak isteyen biri.
Ziraat mühendisi ve Değirmen taşı adlı kitabın yazarı
Ve onlardan üreyen mahlukat bu cennette mutluluk içinde yaşayacakken Uranos kendi dölünden toprağa düşenleri beğenmedi. Çocuklarını güçlü elleri üzerinde güneşe kaldıracakken, onları toprağın derinliklerine gömdü.
Birden birisi soruyor. Yarım yamalak Türkçeyle:
Nereden gelipsen, diçi ki dere? (Nereye gidiyorsun?)
Erol kürtçe karşılık veriyor.
Ez muallimem, hatime istanbule(Ben öğretmenim istanbuldan geliyorum.)
Köylüler sevinçlerinden çığlık atıyorlar.
Hep bir ağızdan Erola.
Ser seran ser çavan diyorlar. Demeki gözümüz, başımız üstüne geldin.
Erol dediğimiz kişide sinema oyuncusu Erol GÜNAYDIN'dır. Yaşar Kemal'in ağrı seyahatinden bir pasaj.