İnceleme niyetine sizleri kitaptan aldığım çok hoş derlenmiş, büyük alimin öğütleri ile başbaşa bırakayım..
Ey Allah'ın sevgili dostları Kardeşlerim!
Bir kimsenin dünya ticareti, âhiret ticaretine mani olursa, bu kimse bedbahttır, zavallıdır. Bir çömlek almak için, altın kupa verene ne denir? Dünya, saksı parçası gibidir. Hem kıymetsizdir, hem de çabuk kırılır. Ahiret ise, altından kupa gibidir, hem çok kıymetlidir, hem de dayanıklıdır, kırılmaz. Dünya ticaretinin âhirete yaraması ve insanı Cehennem'e sürüklememesi için çok uğraşmak lazımdır. İnsanın yegâne sermayesi, dini ve âhiretidir. Bu sermayeyi kaptırmamak için, çok uyanık olmak lâzımdır.
Dostlarım! Dinini kurtarmak isteyenler, yedi şeye dikkat etmelidirler.
Bunlardan birincisi, her sabah, “Kendimin ve ailemin rızkını kazanmak, onları kimseye muhtaç bırakmamak, Allah Teâlâ'ya gönül rızasıyla ibadet edebilmek ve âhiret yolunda yürüyebilmek için vazifeme gidiyorum” diye niyet etmelidir. O gün Müslümanlara iyilik, yardım ve nasihat yapmayı kalbinden geçirmeli, namazda kusur edenlere, günah işleyenlere ve kötü işlerle meşgul olanlara kayıtsız kalmamalıdır. Böyle niyet eden bir tüccar, bir memur, bir öğretmen, bir hâkim ve bir asker, vazifesini yaptığı sürece hep sevap kazanır. Onun her işi ibadet olur. Dünyada kazandığı şeyler de fazladan kârıdır.
İkincisi, her insan; “En azından, binlerce insan çalışmayacak olursa, kendisinin bir gün bile yaşayamayacağını” düşünmelidir. Meselâ, çiftçi, fırıncı, dokumacı, demirci, iplikçi ve daha nice sanatkârlar, hep onun için çalışıyor. O, hepsine muhtaçtır. Herkes onun için çalışıp, ona hazırlayıp da, onun boş oturması, kimseye faydalı olmaması doğru olur mu? Bu dünyada herkes yolcudur. İşte geldik, gidiyoruz. Yolcuların birbirlerine yardım etmeleri, el ele vermeleri, kardeş