Konstantinopolis babeeee
7/10
·492 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 18:29
Yine özgün bir kurguya sahip kitap daha, Delaney bu işte bence gayet iyi. Önceki Kız kurguda başarılıydı. Kitabın ana karakteri bir oyuncu, bu nedenle bana diyalogların tiyatro metni tarzında yazılması normal geldi. Bazı okurlar bundan rahatsız olmuş ama asıl kitabın ruhunu yansıtan bir detay bu olmuş bence. Gayet iyiydi sevdim. Clarie Wright bir tiyatro öğrencisi. New York'ta okuyor aynı zamanda bir hukuk firmasıyla anlaşmalı olarak eşini aldatmaya meyilli beyleri baştan çıkarıp parasını kazanıyor(temassız :) bir müşterisi ise otelde ölü bulunuyor. Şüpheliler ölen kadının eşi olan Patrick ve oyuncumuz Clarie. Patrick tam bir Baudelaire hastası çevirmen. Şiirler romantik bir cinayet nasıl işlenirin özeti. Çok detaya girmeyeceğim özet şeklinde. Özgün içerik.
İnan BanaJ. P. Delaney · Pena Yayınları · 201923 okunma
Puan vermedi·226 syf.··
2024 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2024 00:27
Mi kem meeeel bir kitaptı. Olay örgüsü olan, dış ses gibi anlatıcısı olsun, akıcılığı olsun, yakınlığı olsun 10/10 bir kitaptı kendi adima. Bana önerildi bende herkese öneriyorum
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Reklam
Puan vermedi·120 syf.··
2022 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2022 14:37
Yapay kader kitabına oldukça olumsuz eleştirilerimin olduğunu baştan belirtmek isterim. Kitabın kahramanı lüsid rüya (kişinin rüya gördüğü sırada, rüya gördüğünün farkında olmasına verilen ad) dan esinlenerek ortak bir bilincin olabileceğini düşünüyor ve tek ruh çoklu beden iddiasını ortaya atarak panteistlik ve reenkarnasyonculuk üzerine kurulu bir keşfin içine dalıyor. Benim en sert eleştirdiğim bilimsellik adı altında yazılan bir kitabın kahramanının rüya ya bel bağlaması. Rüyanın kişinin kontrolü altında imiş gibi sunması. Rüya ile amel edilmez ilkesini yazarımız amel etmenin de ötesine taşıyarak, Rüya üzerinden dünyayı değiştirecek yoo yoo dünya insanını modern köle haline getirecek 'koruyucular ailesinin' en büyük aracı (Yapay Kader aracı)haline getirmesi oldukça absürt bir durum oluşturmuş. Rüyalar kişiyi bağlar, hele toplumları hiç bağlamaz bu cümle tüm insanlık alemi tarafından da bilinirken yazarın rüya ya bel bağlayıp panteistliği basit bir örgü ile okuyucularına sunması hoşuma gitmedi. Yazar sanki din arayışına bile gitmeden direkt okuyucuya uzak doğu inancını empoze etmek için kitap yazmış. Şu an çevremizdeki tarikat sahipleri de artık Edison 'nun buluşu Necrophone, Einstein in ikiz kardeşler deneyini biliyorlar ve iki parçacık eş zamanlı birbirine benzer parçacıklar Kuantum fiziği ile çift yarık deneyini de kullanarak müritlerine tarikat ilkelerinin kanıtı formunda, zaten sunuyorlar. Artık, sadece fiziği bağlayan fizik ilkelerini, alet edinerek ama insan biyoloji ve ruhsal yapısı ile uyuşmayan, alakası olmayan, insani bir davranışmış gibi ortaya atılan bir astral seyahati, Şeyh muritlerine sabah namazına gelmeme mazereti olarak sunabiliyor. Nasıl mı? Sabah namazına insani sebeplerle kalkamayan şeyh acizliğini anlatmamak adına "siz bilmezsiniz
Din
Yapay KaderVolkan Çekirdek · Kırmızı Çatı Yayınları · 202138 okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2017 107. kitabı
Elimde bulunan Amok Koşucusu 1981 yılında basılmış, yayınevi Cem olan bir kitap. Kitabın kapağında Ünlü Flaman ressamı ve Stefan Zweig'in dostu Frans Masereel'in gravürü bulunuyor. Amok Koşucusu adlı hikayeyi okumadan önce kapağı -nedendir bilmem- Zweig adıyla bağdaştıramamıştım. Ancak bu hikayeyi okuduktan sonra bir Amok koşucusu böyle tasvir edilebilirmiş hissi uyandırdı bende. Bu basımında 7 ayrı hikaye birden bulunmakta. Birbirlerinden konu itibariyle bağımsız görünüyor. Okurken Zweig'i romantik bir yazar olarak dikilmiş buldum karşımda. Hikayelerin tamamında ortak nokta bu gibi geldi bana. Karamsar,bedbaht ve her defasında bir acı deneyimle yeni şeyler edinen kahramanlar yaratmış Zweig. Hikayeler akıcı bir dille kaleme alınmış bu sayede okurken sıkılmıyor insan. Kelimeler ve dahi cümleler birbiri ardınca varlıklarıyla bir sonrakini tamamlar vaziyette sıralanmış. Bir duvarı oluşturan tuğlalar gibi hepsi gerekli ve yeterliydi. Kitapta en beğendiğim hikaye sanırım "Yakıcı Sır" oldu. kitapta adı geçen "Kadın Ve Tabiat" ile "Çocuk Bakıcısı" adlı hikayeleri ayrı bir şekilde bulamadım. Belki de daha sonraları farklı adlarla anılmış iki ayrı hikayedir. Bu hikaye kitabı Zweig'den eserlerin kütüphaneme ekleneceğinin kanıtı olmuş oldu. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma