Bazen kader sandığımız şey, aslında yavaş yavaş kabullendiğimiz bir yöneliştir. Hayat bize seçenek sunuyor gibi görünür ama çoğu zaman yol çoktan çizilmiştir. Biz ise o yolu seçiyoruz sanarak yürürüz. Belki de olgunluk dediğimiz şey, kaçamayacağımız gerçekleri gönüllü karşılamayı öğrenmektir: Zorunlulukları sorumluluğa, mecburiyetleri iradeye dönüştürmek... Çünkü insan, en sonunda şunu anlar: Hayatı değiştiren seçimler değil, seçtiğini sahiplenme cesaretidir.
Toplumlar da insanlar gibi yaşlanır, yorulur ve çürür.
Her ideoloji, zamanla kendi kendini yer bitirir. Her şey çöker.
Düşünceler
İdeolojiler
İnançlar
İnsan ilişkileri
Medeniyetler
Hiçbir şey kalıcı değildir.
Cioran bunu “kötümserlik” değil, “gerçekçilik” olarak sunar.
İnsan ne yaparsa yapsın, sonunda kendi iç boşluğuna döner.
Cioran bu boşluğu bir “uçurum” gibi betimler.
Bu yüzden insan:
konuşarak,
çalışarak,
eğlenerek,
ilişkiler kurarak
kendi boşluğundan kaçmaya çalışır.
Ama kaçış mümkün değildir.