Macid | el-Macid İsminin Anlamı Mâcid isminin lügat anlamı: Mecd kelimesinden türemiş olan el-Macid ismi el-Mecîd ismiyle aynı anlamdadır. Sadece aralarında kalıp ve sığa farkı vardır. el-Macid; genişlik, kerem, ikram, ikramın ve yüceliğin bol olması anlamlarına gelmektedir. Kur’an’da bu şekliyle zikredilmemiştir. Meşhur Esma-i Hüsna hadisinde geçmektedir. EL-MÂCİD: Sonsuz şan-şeref ve yücelik sahibi, kerem ve ihsanı, cömertliği bol olan. Bu iki esmanın daha iyi anlaşılması için sürekli namazla­rımızın ikinci ve son rekatlarında okuduğumuz “Allahüm- me salli ve bârik”dualarının sonundaki “İnneke Hamîdün Mecid” esmalarını düşünmek ve onlara bakmak lazım. Bu iki esma da Allah’ın övülmüş ve övülmeye layık, şan şeref sahibi olduğunu ifade etmektedir. Mâcid isminin ıstılah anlamı: Macid; soylu, şerefli ve üstün olandır. Macid; izzet ve onurda kendisiyle yarışılamayandır. Macid; iyi ahlaklı ve üstün erdemlerle donanmış olandır. Macid; fayda, hayır ve menfaatlerin hepsini elinde bulundurandır. Macid; ikramı sonsuz bollukta ve kesintisiz olandır. Mâcid; ulaşılamayacak bir otoriteye sahip olandır. Macid | el-Macid Dualar ve Zikirler EL-MACİD isminin zikri (48) adettir. Zikir saati Zühre; zikir günü Cuma’dır. Bu iki esmanın da ifade ettikleri anlam gibi okuma sa­atleri aynıdır. Cuma sabah erken, gün doğarken ve ikindi sonrası ve akşamdan sonraki ikinci saat ile gece yarsı oku­nabilir. Macid | el-Macid esmasıyla yapılacak Dualar: Ey Keremi bol Rabb’im!Ey sınırsız müsamaha Sahibi!Ey en Büyük Hamiyet Sahibi!Ey bütün sıkıntıları Gideren!Ey Mâcid! Ey Allah!Kereminle muamele et bize Rabb’im! Lütfun ve ihsanınla;Sıkıntıları gideren Mâcid Adınla gider sıkıntılarımızı!Gönlümüze inşirah ver Mâcid Adınla! Sevdiğin kullarının kalbine emanet ettiğin ihlas sırrını;Emanet et bizim
Din İslam
"Vermeyince mabud, neylesin Sultan Mahmud"😑💬😏 (Atasözü)
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Her gün bir Atasözü
Vermeyince Mabud, neylesin Mahmud.
Gücüm yetse, yeryüzünde yaşayan bütün kadınlara dağlanmış yüreğimin feryâdını duyurabilsem: Dinleyin beni ey Tanrının yükü ağır, gücü kıt kulları! Evvelâ siz analar, hey analar analar, ayağınızı denk alın! Diktiğiniz kabaklar karılarda patlıyor. Hatır kırmak, can yakmak, yürek deşmek... Oğullarınız bunu sizde dener, karılarında olgunluğa erdirir, öyle değil mi? Zinhar evlâtlarınızı zâlimlik derecesine vardıracak kadar sevip şirâzeden çıkartmayın. Sonra siz ey kızlar, kadınlar!.. Billûr sarayda, dünyanın çirkin meşakkatlerinden uzak, altın toplarla oynarken, günü gelir yolunuz dışarı düşer, ere gider olursunuz. Erkeğinizin özlenip okşanan sevgilisi kalmak isterseniz ona itaat edeceksiniz, onu deşip kusurlarını görmeye kalmayacaksınız, alargadan tapınacaksınız. Yedi peçesine el sürmeyeceksiniz mümkünse yedi tâne de siz üstüne koyun. Aksi hareket ederseniz, nikābın altından onun kat kat kusurları belirdikçe o, mâbudluk mihrabından yuvarlanır. Mâbûdunuz olmaktan kaldığı gün artık ne o size er olur, ne de siz ona karı... O zaman dünyayı baştan başa dolanıp derde devâ aramak gerek. Yedi iklimin ilmini yutsanız felek çarkı dönüşünü değiştirecek yararlıklar gösterseniz çâresi yoktur. Masal der ki: **"Yerini sihirbazların bildiği bir hamamın göbek taşı altındaki şişede Yedi Peçeli'nin yangınını dindirecek şifâ bulunur, bu ilacı onun göbeğine damlatmak ister." Mânâsı şudur, zavallı kadınlar: Pişmanlık ve hasret çeke çeke âkıbet süzülür,pîr ü pâk olursunuz. İşte o zaman, mihnetinizin son derinliğinde, ihlâs yolunu öğrenirsiniz. Yedi peçeliyi anasına bağlı olduğu yerinden, göbeğinden, tedavi etmek lâzımdır. Değil mi ki onu size erkeklik edebileceği mâbud tahtından yıktınız, şimdi artık onunla beraber kalmak için tek bir çâre vardır; her kusûru bağışlayan, her
Kitap Alıntısı
Alış-verişimiz temizlik, baklava, börekten ibaret olmasın inş.
"Şu hakikat-i salâttan (Allahü ekber) manen veya niyeten veya tasavvuren veya hayalen bir gölgesine mazhar olma gayretine iştiyak edelim inşaÂllah." ****** İşte ey tembel nefsim! Bir nevi mi'rac hükmünde olan namazın hakikati; sâbık temsilde bir nefer, mahz-ı lütuf olarak huzur-u şahaneye kabulü gibi; mahz-ı rahmet olarak Zat-ı Celil-i Zülcemal ve Mabud-u Cemil-i Zülcelal'in huzuruna kabulündür. "Allahu ekber" deyip, manen ve hayalen veya niyeten iki cihandan geçip, kayd-ı maddiyattan tecerrüd edip bir mertebe-i külliye-i ubudiyete veya küllînin bir gölgesine veya bir suretine çıkıp, bir nevi huzura müşerref olup إِيَّاكَ نَعْبُدُ hitabına, herkesin kabiliyeti nisbetinde bir mazhariyet-i azîmedir. Adeta, harekât-ı salâtiyede tekrarla "Allahu ekber, Allahu ekber" demekle kat'-1 meratibe ve terakkiyat-ı maneviyeye ve cüz'iyattan devair-i külliyeye çıkmasına bir işarettir ve marifetimiz haricindeki kemalât-ı kibriyasının mücmel bir unvanıdır. Güya her bir "Allahu ekber" bir basamak-ı mi'raciyeyi kat'ına işarettir. Sözler Mecmuası
Celil isminin lügat anlamı: Celal kökünden türemiş olan el-Celil ismi; yücelik, ululuk, azamet sahibi olmak, uzun ömürlü olmak, insani özelliklerden, beşeri zaaflardan, hata ve kusurlardan uzak olmak anlamlarına gelmektedir. EL-CELÎL: Büyüklük, yücelik ve ululuk sahibi olan. Allah Teala, akla hayale sığmayacak kadar büyük ve azametli, celal ve cemal sahibidir. Onun ne gücüne kuvve­tine yetişilebilir, ne de celal ve azametine. Her varlıkta bu isim kısmen tecelli eder ama insanlarda daha çok tecellisi vardır. Bu da insanın Allah’ın isim ve sıfatlarından bir kıs­mına mâkes ve ayna olmasındandır. Öfke, şiddet, hiddet, mehabet, celadet ve vakar şeklinde tecelli edebilir. Bazıla­rında gurur kibir şeklindeki görüntü ise celal sıfatının te­cellisi değil, şeytani bir benlik uzantısı, hastalıktır. Celil isminin ıstılah anlamı: Celil; bütün sıfat ve isimleriyle, yaratılmışların vasıflarından uzak olandır. Celil; varlığının başlangıcı ve sonu yoktur. Kadimdir, ebedidir. Celil; mü’minleri yücelten, onlara şeref verendir. Celil; bol bol veren lütufta bulunandır. Celil | el-Celil Dualar ve Zikirler EL-CELİL isminin zikri (73) adettir. Zikir saati Güneş, günü Pazar’dır. Celil | el-Celil esmasıyla yapılacak Dualar: Ey Ululuk ve Heybet Sahibi olan Rabb’im! Ey yegâne Hükümran Olan! Ey Varlığı zaman ve mekânı aşan! Ey en Büyük! Ey kendisine ibadet edilmeye yegâne layık olan Rabb’im! Ey Celal ve İkram Sahibi! Ey arşın ve Meleklerin sahibi! Ey İlah! Ey en Yüce!
Din İslam