8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
SHAKESPEARE OKUMALARI ATAOL BEHRAMOĞLU Ataol Behramoğlu, edebiyat tarihinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilen Shakespeare hakkında pek çok yazı kaleme alınmış olmasına rağmen, onun oyunlarının dil ve anlatım özelliklerini, kurgu içindeki serbest çağrışımlarıyla birlikte ele almak istemiştir. Bu eserinde temel amacı, Shakespeare’in oyunlarının yalnızca tiyatro kurgusu üzerinden değil, içerdiği düşünsel sorunlar, şairliği ve bir düşünür olarak ortaya koyduğu metaforlar ve özdeyişler üzerinden de değerlendirmektir. 2017 ve 2021 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan 20 yazının bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitap, Shakespeare üzerine ezbere dayalı yorumlardan uzaklaşmayı amaçlar. Behramoğlu, Shakespeare’in oyun yazarlığını mümkün olduğunca içselleştirerek kendi kişisel izlenimlerini, sorularını, beğenilerini ve eleştirilerini okuyucuyla paylaşır. Behramoğlu, Shakespeare’in Hamlet oyunu için her yerde rastlanabilecek bir trajedinin, büyük ustalıkla işlenerek benzersiz bir esere dönüştürüldüğünü söyler. Shakespeare’in eserleri ne zaman okunursa okunsun farklı şekillerde idrak edilip yeniden değerlendirilebilir. Tekrar okuma isteği uyandırmasının sebebi ise kurgusundaki özgürlük ve akıcılıktır. Shakespeare dili yalın ama güçlü bir kılıç gibi kullanır; olay örgüsü okuru içine çeker ve kişi kendisini adeta oyundaki kahramanlardan biri gibi hisseder. Macbeth üzerine yaptığı değerlendirmelerde Behramoğlu, Shakespeare’in kadınlara karşı ön yargılı olduğu yönündeki düşüncelerden bahseder. Metinde pek çok yerde erkek karakterlerin yüceltildiğini, Lady Macbeth’in kişiliği övülürken bile kullanılan dilde sert ve zehirli bir taraf bulunduğunu ifade eder. Romeo ve Juliet oyununun Shakespeare’in ilk dönem eserlerinden biri olduğunu ve sanki biraz aceleyle
Edebiyat
Shakespeare OkumalarıAtaol Behramoğlu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202515 okunma
6/10
·115 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 15:51
Venedik Taciri – William Shakespeare Shakespeare denildiğinde akla genellikle Hamlet, Othello, Macbeth ya da Kral Lear gibi insan ruhunun en karanlık ve derin yönlerini inceleyen büyük trajediler gelir. Venedik Taciri ise bu eserlerin arasında daha farklı bir yerde duruyor. Beş perdeden oluşan bu tiyatro metni, hem komedi hem de dramatik unsurları bünyesinde barındırırken; dostluk, aşk, adalet, intikam, önyargı ve merhamet gibi temaları işliyor. Öncelikle eserin oldukça akıcı olduğunu söylemeliyim. Tiyatro metni olması nedeniyle olaylar hızlı ilerliyor ve okuyucuyu sıkmıyor. Karakterler arasındaki diyaloglar canlı, olay örgüsü ise merak duygusunu sürekli diri tutuyor. Ancak Shakespeare’ın daha önce okuduğum eserleriyle kıyasladığımda Venedik Taciri’nin biraz daha yüzeysel kaldığını düşünüyorum. Özellikle Hamlet’teki varoluşsal sorgulamalar ya da Othello’daki kıskançlık ve manipülasyonun psikolojik derinliği burada pek hissedilmiyor. Shakespeare’ın kalem gücü yine kendini gösterse de karakterlerin iç dünyalarına daha sınırlı bir şekilde girildiğini söyleyebilirim. Eserin en dikkat çekici karakteri kuşkusuz Shylock’tur. İlk bakışta hırslı ve intikamcı bir tefeci olarak karşımıza çıksa da karakterin arka planına baktığımızda toplum tarafından dışlanan, sürekli aşağılanan ve inancı nedeniyle ötekileştirilen bir insan görüyoruz. Bu yönüyle Shylock, yalnızca bir kötü karakter değil; aynı zamanda dönemin toplumsal önyargılarının da bir yansımasıdır. Shakespeare’ın onu tamamen kötü ya da tamamen haklı göstermemesi karakteri ilgi çekici hale getiriyor. Antonio ise dostluğu uğruna her şeyi göze alan fedakâr bir karakterdir. Bassanio’ya duyduğu bağlılık onun en belirgin özelliğidir. Ancak Antonio’nun Shylock’a karşı tavırları düşünüldüğünde karakterin kusursuz bir kahraman
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma
Reklam
Shakespeare ve tiyatro birleşince ortaya çıkan bir eser...
8/10
·154 syf.··
2026 12. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:45
Shakespeare ve tiyatro metinleri birleşince ortaya çıkabilecek bir eser olmuş... Hırs, güç, intikam gibi duyguların ön planda olduğu ve bunların okura sunulma kurgusuydu... Büyücülerin kehanetlerine inanan Macbeth'in ve karısı Lady Macbeth'in İskoçya kralı Duncan'ın elindeki krallığa göz dikmeleri ve bunun için her şeyi yapmalarını konu alıyor... Büyücülerin kehanetlerinin öyle ya da böyle gerçekleşmesi ve eserin bu yönde evrilmesi güzel ve akıcıydı... Klasik tiyatro eseri olarak da diyalogların orijinalliği ve ayrıca tepliklerle birlikte konunun sürükleyiciliği de çok güzeldi...
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
Politik Yükselişin Kaçnılmaz Bir Trajedisi: Macbeth
9/10
·154 syf.··
2026 1. kitabı
Oyun çok güzel bir açılış yapıyor. "Kişiler" bölümündeki uzun mu uzun liste gözünüzü korkutmasın; bu eser gayet kolay okunuyor. Kitabın başında Sabahattin Eyüboğlu tarafından yazılmış tiyatro ve Shakespeare tarihine değinen bölümü kesinlikle es geçmeyiniz. Önsözü spoiler barındırabileceğini düşündüğümden atlamıştım. Bu incelemeyi yazarken de okumadım, çünkü uzun bir önsöz (yanılmıyorsam otuz sayfa). O yüzden sizlere de önerim önsözü atlayıp, kitabı bitirince okumanız olur. Oyun boyunca en çok hoşuma giden şey, özellikle Macbeth'e söylenen her şeyin çok önemli olması oldu. Uyaklara ve Shakespeare'in ince şiirselliğine zaten diyecek söz yok; hangi eserini okursanız okuyun diyalogları çok keyiflidir. Kitaptan bir puan kırma sebebim ise şudur: Bu oyun en nihayetinde bir tragedya, lâkin oyunun tragedya olmasını sağlayan unsur oldu bittiye getirilmiş gibi. Kitabın gizini bozmamak adına bu şekilde üstünü örterek anlattım. Ayrıca benim için pek sorun olmasa da eseri devrine göre değerlendirmelisiniz, çünkü bu dört yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış bir oyun. Sonuç olarak benim gibi, Romeo ve Juliet'ten sonra Shakespeare'den okuduğunuz ikinci eser olacaksa hiç kaçırmayınız. İkisi de Shakespeare'in ustaca ellerinden çıkmış iki tragedya fakat trajedilerini bambaşka tema ve değerlerle işliyorlar. Hırs, doyumsuzluk ve politika unsurlarını daima romantizm unsurlarına tercih edeceğimden olsa gerek; benim muhayyilemde Macbeth, kendine Romeo ve Juliet'ten çok daha sağlam bir yer edindi.
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
Machbet Kitap İncelemem Dikkat Spoi İçerir
Puan vermedi·154 syf.··
2026 12. kitabı
Macbeth benim için, başarılı ve saygın bir adamın hırslarına yenilişinin hikâyesiydi. Cadılar ona kral olacağını söyleyerek olayları ateşliyor; bence bu kehanet olmasaydı Macbeth çok farklı bir hayat yaşayabilirdi Finalde Malcolm'un değil Macduff'un kral olmasını bekledim. Ülkeyi kurtaran, en büyük bedeli ödeyen ve Macbeth'i durduran kişinin Macduff olması, tahtı daha çok hak ettiğini düşündürdü. Bir diğer şaşırdığım nokta Fleance'ın hikâyesiydi. Banquo'nun soyundan krallar geleceği söylenmesine rağmen Fleance'ın rolü yarım kalmış gibi hissettim. Hatta finalde savaşa dönüp daha önemli bir rol üstlenmesini bekledim. Bir ara tahta çıkacak kişinin Fleance olabileceğini bile düşündüm. Sonuç olarak Macbeth, kaderden çok insanın kendi seçimleri ve kontrol edemediği hırsları üzerine düşündüren etkileyici bir tragedya.
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
9/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 14:23
Kitabın önsözünden yola çıkarak, Shakespeare’in trajedileri arasında en kısa olanı Macbeth, quarto baskısı olmayan ve ilk kez 1623 İlk Folio’da yayımlanan bir eseridir. Oyunun 1606’da Kral I. James’in huzurunda sahnelendiği düşünülüyor. Shakespeare, bu vesileyle kralın atalarına selam gönderir; dördüncü perdede İskoç krallarının resmi geçidiyle James’in soyunun sonsuza dek sürecek hükümranlığına işaret eder. Tarihsel kaynaklardaki İskoç-Danimarka savaşını da bilerek İskoç-Norveç savaşına dönüştürerek kralın hoşuna gitmeyi hedeflemiştir, yani bir nevi göze girme çabası. Oyunun temel kaynağı Holinshed’in Tarih kitabıdır. Ancak Shakespeare, dramatik amacına uygun olarak kaynak metindeki karakterleri kökten değiştirmiştir. Kaynakta güçsüz ve beceriksiz bir hükümdar olan Duncan, oyunda erdemli, adil ve Tanrı’nın lütfuna mazhar ideal krala dönüşür. Banquo, kaynakta Macbeth’in suç ortağıyken oyunda sadakat ve soyluluğun timsali hâline getirilir. Macbeth ise Duncan’ı öldürdükten sonra on yıl boyunca iyi bir kral olarak yönetmişken, Shakespeare’in kaleminde tahtı gasp ettiği ilk andan itibaren kanlı bir despota evrilir. Bu değişikliklerin tek bir amacı vardır; Macbeth’e politik hırs dışında hiçbir makul mazeret, haklı gerekçe veya insani bahane bırakmamak.Eserin merkezinde aşırı hırs ve bunun insanı adım adım insanlığından koparışı yatmaktadır. Macbeth ne doğuştan kötüdür ne de cadıların saf kurbanı. Cadılar yalnızca kehanette bulunur; asıl itici güç, kahramanın kendi içindeki tutku ve istektir. İlk cinayet işlendiğinde gerekli savunma ve geleceği güvence altına alma mantığı devreye girer. Bir kez kan döküldükten sonra durmak imkânsızlaşır artık. Shakespeare burada acımasız bir gerçeği ortaya koyar. Suç, kendi mantığını yaratır. Macbeth’in trajedisi, vicdanının hala canlı
Edebiyat
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
Reklam
Reklam