Mezar taşında "Hiçbir övgü bu adın büyüklüğüne erişemez" yazan Machiavelli, son çağın politik bilimini kurmuş ve bu bilime pratik mantığı sokmak suretiyle de felsefi bir özgünlük göstermiştir.Machiavelli hemen her devirde değişik dünya görüşüne sahip kişilerce göklere çıkartılan veya yerin dibine batırılan ama asla ilgisiz kalınamayan "diri" bir düşünürdür.Prens, işte böyle bir düşünürün, siyaset konusunda hangi ülkeden olursa olsun herkes için geçerli sayılacak kuramların işlendiği bir yapıttır. Machiavelli’nin en bilinen eseridir ve ‘makyavelizm’in temelini oluşturmaktadır. Bu düşünceye göre devlet hiçbir şekilde sorgulanamaz. devletin selameti ve başka birçok kişinin yaşaması için bir kişinin öldürülmesi gerekiyorsa öldürülmelidir. Asıl adı "de principatibus" olan ve yazarı niccolo machiavelli’nin ölümünden beş yıl sonra basılabilmiş politik analiz kitabıdır.
Kitabın giriş kısmında uzunca rehber niteliğinde Machiavelli’nin kısaca hayatından tutun, kitabı nasıl yazdığına, içinde bulunduğu Floransa’nın durumuna, komşu ülkelerin siyasi, politik durumlarına, kitabın yazıldıktan sonra nasıl bir yaklaşıma tabii tutulup iki yüzyıl boyunca yasaklandığına kadar kitabı anlamamızı kolaylaştırmak için birçok durumdan bahsedilmiştir. Eserinde prens nedir, kaç tip prenslik vardır, bunların artı ve eksi tarafları nedir sorularından başlayarak bir prensin dikkat etmesi gerekenler, taşıması gereken özellikler ile kaçınması gereken tüm davranışlar açıklanmış.
Eserin giriş bölümünde Machiavelli'nin de belirttiği gibi bu edebi bir eser değil ve sadece içeriği ile eserin değer görmesi için çok basit ve yalın bir dille yazılmış bir kitap.
Machiavelli'nin Prens kitabında 16. yüzyılın Ortaçağında, yeni bir düzen var, tek tanrılı din ve bunun etkisinde uzunca bir süre ilerleyen bir siyaset