Yazarın kendi raporlarından derlenmiş bir otobiyografik roman diyebiliriz. 9 Ağustos 1945’de Nagasaki’ye atılan bombaya şahit olmuş ve bunu bomba atıldıktan sonra kaleme almış.
“Bilimin zaferi, vatanımın yenilgisiydi. Fizikçilerin sevinci, Japonların kederiydi.”
İlk olarak 6 Ağustos 1945 Pazartesi günü Hiroşima’ya attığı atom bombası savaşın tüm seyrini değiştirdi. Amerika Birleşik Devletlerinin korkunç bu saldırısı sadece 3 gün sonra 9 Ağustos Nagasaki kentine tekrar atıldı ama iki bombanın da etkinleri çok farklıydı böylelikle 2. Dünya Savaşı son buldu.
Hakkında binlerce belge okuyup, video izleyebileceğiniz bu iğrenç trajik olayı bir de tüm gerçekliğiyle, yaşananlar, hisler, bombanın atılma anı her şeyi Takaşi Nagai anlatmış.
2. Dünya savaşı sırasında birçok devlet kendi aralarında savaş halindeydiler Japonya ile ABD arasında gerçekleşen savaş sırasında Japonların müthiş azim ve hırslı gücü takdire şayan. Ama Japonlar tarafından ‘Güneş patladı’ gibi tabirle atılan bu bomba her yeri her şeyi yerle bir etmekle kalmayı, yakınındaki insanların aslında hiç var olmamış gibi bir toz dumanına dönüşmesi, kmler kadar uzakta olanların ise ağır yaralarla, yanmalarla, etraftan sıçrayan şeylerle can vermesi,şahit olduğu akıl almaz etkiler Japonları savaştan vazgeçirmeye yetmeyecek derecede muazzam o azim. Çünkü bombanın ardından İmparatorluk kararıyla Japonya savaştan çekildi. Savaşın etkisinin yanı sıra kaybetme hissi Japonları perişan etti. İnanamadılar, kabul etmediler. “Benim hala savaşacak gücüm var”
Son olarak Japonların yenildiklerine inanamamaları. Bu etkiyle yaşadıkları ağır üzüntüleri beni en çok etkileyen konuydu. Peki bu üzüntülerini nasıl aştılar ? kitaptan alıntı ile açıklayacağım.
“Gelecekte bir savaşın meydana geleceğini varsayarsak her yerde atom