"Kendimi bundan başka bir yerde düşünemiyorum" dedi. Burası bana mutlak bir sığınak gibi geliyor. Dıșarıda boğuluyorum. İnsanlar, olaylar, gürültü, patırtı. Adım uydurmama imkân olmayan baskalarının yaşamları... Başkalarının yaşamlarına ayak uyduramayacak kadar kendimle doluyum. Kendimle ya da sonsuzlukla. Sonsuzluk ne demek bilir misin?
"Zamana uyum kazanmama yardımcı olabilirsiniz.
Zaman çok yavaş geçiyor. Bazen kendimi sonsuz bir okyanusun dibinde uslu bir yosun gibi algılıyorum
Zaman, üzerimden kayıp geri dönüyor.
Her şey tekrardan ibaret oluyor Bazen de fırtına çıkıyor."
Hayatımdaki bütün felaketler başıma onun yüzünden gelmişti. Annem bu kadar katı ve sevgisiz olmasaydı, bana hep bir Nazi subayı gibi davranmasaydı, bütün bu olup bitenler meydana gelmeyecekti diye düşündüm.
Ve şimdi bir kez daha her şey sıfırlanıyor. İşletim sistemi geri kalmış bir bilgisayar gibi can
çekişmeye mahkumum. Yeni dünyanın bu hızlı ve acımasız seyrinde bana yer olmadığını
hissediyorum. En acısı da elimden bir şey gelmeyeceğini ve hayatın zaten tam anlamıyla bu demek
olduğunu biliyorum. Koca bir dünya ve içindeki her şey yalnızca gitmekten ibaret. Zaten en başında
gitmeye gelmiştik.