Zor, yıllar öylece akıp giderken hâlâ bir yere ait olamamak çok zor. Sürekli bir vedanın eşiğinde,
bütün yaşananları ardında bırakıp gitmek; eski devirlere nispetle konargöçer bir hayatın içinde
yaşamak, yerleşik yaşama geçerken çadırında unutulmuş bir Uygur gibi hissettiriyor.
Her gün yeniden başlayıp biten hayatın içerisinde üzerime yapışan bu rol anladım ki benlik değil. Ne kadar prova yaparsam yapayım, oturmuyor üzerime. Çok uzaklarda aradığım, özlediğim ben vardı bir zamanlar; onu da sanırım ellerimle katlettim.
"Ve oğulcuğum, bilmelisin ki her yaşayan ölmekte, her yeni
eskimekte ... Kimdir ki dünyadafani olmaz? Ben gidiyorum,
lakin ne mutlu bana ki geriye senin gibi bir nimet bıraktım."