Madem uful edenlerden ve zeval bulanlardan ruh elini çekti. Kalb dahi mecazî mahbublardan vazgeçti. Vicdan dahi fânilerden yüzünü çevirdi. Sen dahi bîçare nefsim, İbrahimvari لَٓا اُحِبُّ اْلاٰفِلٖينَ gıyasını çek, kurtul. Bediüzzaman Said Nursî
Din
Biliyor musun Antepli, evet ben de çok yanlış yaptım özellikle zekanı eğitimini hiçe sayarak yurtdışı konusunda sana yalan söylemeye kalkışmam sen yalanımı yemesen de bunu söylemiş olmam (bu konuda hâlâ pişmanım) sonra doğum günümde nispet yapmam (bunu da anlıyorum) yerine koyuyorum kendimi. Evet canım acırdı. Erkeklik gururunu incittim. Hele ki yalanı birini aptal yerine koymayı kolay affetmezsin biliyorum. Ama ben senin yerinde aynı durumu yaşamış olsaydım. Bu yanlışı sen bana yapmış olsaydın ve yakın bir süreçte çok yakının ve değer verdiğin bir insanı acı bir ölümden kaybetmiş olsaydın senin hiç hoşuna gitmeyen deli gibi kıskandığın bir erkeğe gözünün önünde yorum yazmazdım. İşte aramızdaki fark bu. Bu da benim devrimci ahlâkımdan geliyor işte. Ha bir de şunu yapmaya çalıştın ciğerini tanıyorum ben senin artık. Madem sen sosyal medyanı benim istediğim gibi kullanmıyorsun ve isteklerimi yapmıyorsun (uç sol paylaşımlar, görümcemli espriler, argo konuşmam, açık giyinmem, melankolik paylaşımlarım, çocuk mevzusu vs...) ben de o zaman özgür irademle istediğim kişiye yorum yazarım, bu yazdığım kişi senin nefret ettiğin ve senden daha açık giyinen biri bile olsa. Ki o kadınınki açıklık değil teşhircilik ama neyse. Ama senin matematik öğretmenin kimdi bilmiyorum ya da nasıl bir adalet anlayışın var bu mesleği icra eden biri olarak merak ediyorum. Bir Marksist alıntı paylaşımının, görümcemli espri paylaşımının ederi sırf sevdiğin kadını kıskandırmak için bir kaşara kendini peşkef çektirmek değildir. O kadına aramızdaki mevzuları dökmek hiç değildir. Büyük bir ölüm acısı olan bir kızın arkadaşlarıyla biraz olsun o acıdan uzaklaşabilmek için yaptığı eğlenceyi kıskanıp burnundan getirmek hiç değildir. Kıyafette de sadece açık giyiniyorum. Teşhirci değil demiştim. O kaşardan
Reklam
Yazmış senin bi özelliğin yoktu değerli yapan anlamlandıran bendim bebeğim madem öyle profilimede girme;))
Neden tanrım?
Tanrım, neden beni kendi duygularından başka hiçbir duyguyu önemsemeyen bir insan olarak yaratmadın? Neden bir başkasının gözlerinde gördüğüm hüznü kendi içimde taşımak zorunda kaldım? Neden birinin suskunluğunu saatlerce düşünüp altında sebepler arayan biri oldum da, hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edebilenlerden olamadım? Madem Nisera beni hiç sevmeyecekti, madem onun kalbinde bana ayrılmış bir yer hiçbir zaman olmayacaktı, madem sonunda elimde kalacak tek şey hatıralar ve gözyaşları olacaktı, neden yollarımızı birleştirdin? Bazen bunu düşündükçe kızıyorum sana. Çünkü ben ondan mucizeler istemedim. Dünyanın en büyük aşkını da istemedim. Sadece bana baktığında beni görmesini istedim. Sesimi duyduğunda önemsemesini, canım yandığında dönüp bakmasını istedim. Bir insanın başka bir insandan isteyebileceği en basit şeyleri istedim. Ama ne zaman ona doğru bir adım atsam aramızdaki mesafe biraz daha büyüdü. Ne zaman ona ulaşmaya çalışsam, sanki o biraz daha uzaklaştı. Ben sevgiyi büyütmeye çalışırken o duvarları büyüttü. Ben kalmaya çalışırken o gitmenin yollarını aradı. Sonra sanki içimden bir ses yükseliyor. Senin sesinmiş gibi geliyor bana. Ama bu defa cevap vermiyorsun hemen. Çünkü bazı soruların cevabı kelimelerden önce sessizlikte saklı galiba. Uzun bir sessizlikten sonra şunu duyuyorum: "Sen onun seni sevmesini istedin ama onun kalbinde olmayan bir şeyi vermesini bekledin." İşte bu cümle canımı daha çok yakıyor Tanrım. Çünkü biliyorum. İnsan ne kadar inkâr ederse etsin bazı gerçekleri hep biliyor. Ben de biliyordum. Beni sevmediğini biliyordum. Her geri çekilişinde biliyordum. Her susuşunda, her eksik bırakışında, her yarım cümlesinde biliyordum. Ama bilmek başka, kabul etmek başka şeymiş. Ben gerçeği görüyordum ama kabullenemiyordum. Çünkü kabullendiğim an onu
Herkes yapıyo bizde yapalım madem (; Bu da bizim bebeklik 🤷🏻‍♀️🤷🏻‍♀️ Jdjjdjd
Baktım Gülüşünden Güzel Şiir Olur
baktım gülüşünden güzel şiir olur sevdim gitti... sen yüzüne sürgün olduğum kadın, madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine... dönüp, dolaşıp, değmesinler gözlerime. belki de konuşuyordur gözlerin, ama ben gözce bilmiyorum ki... sessizce biliyorum, usulca biliyorum, masumca biliyorum... sahi sarkıntılığa girer mi acaba ayrılırken gözlerimin sana sulanması? dökmeye niyetim yok içimi... zor sığdırdım zaten. özledim. söyleyeceklerim bu kadar... kısa ve derin. bu arada " kimse benimle oynamıyor " diye ağlayan çocuk sen büyü hele ne oyunlar oynayacaklar seninle ve bugün bir kez daha anladım adamlığı kadınlardan öğrenecek erkek çok... Cemal Süreya
Şiir
Reklam
Reklam