“İnsanlar doğruyu ararken iki adım ileri bir adım geri giderler. Istıraplar, hatalar, yaşamdan duydukları sıkıntı onları geriye atar ama doğruya duydukları iştah, inatçı irade onları hep ileri, hep ileri taşır. Ve kim bilir? Belki asıl doğrunun kıyılarına da erişirler…”
“Tatlı dostum benim, keşke bilsen, nasıl bir tutku, nasıl bir özlemle istiyorum bunu, nasıl susamışım böyle bir yenilenmeye. Sana ant içiyorum, insan olacağım! Olacağım!”