Məhəmməd İmanov

İnsanın nefsinin başka bir bedene âşık olması uzak bir ihtimal olmadığına göre, o bedeninin bir fer'idir/parçasıdır. Kendi bedeninde ve çocuğun bedeninde bir dönüşüm olmadıktan sonra, nefis tabiatı gereği kendi bedenine neden âşık olmasın? İşte nefsin tesirini bedenle sınırlandıran bu aşk ilişkisidir. Bazı nefislerin tesirleri, bazen başka bir bedene geçer öyle ki ruhu vehim ile bozar. Ve insan tevehhüm ile öldürülür. İşte bu, göz değmesi (isâbetü'l-ayn) olarak tabir edilmektedir. Bundan dolayı Peygamber Sallellâhü Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuşlardır ki: "Göz değmesi adamı kabre, deveyi tencereye sokar."105 Yine Hz. Peygamber şöyle buyurmuşlardır: "Göz değmesi haktır"106 Bunun manası, mesela göz değdiren kimse bir deveyi güzel görür ve hoşuna gider. Nefsi, habis ve kıskanç olmakta ittifak eder ve devenin düşmesini vehmeder. Deve onun vehminden etkilenir ve o anda düşer.
Sayfa 363 - 105. Ebü Nuaym, Hilyetü'l-Evliyâ, VII/90; Sehâvi, Mekâsıdi'l-Hasene, s.301; Keşfü'l-Hafa, II/76. Hadisin isnadı hasendir. | 106. Buhâri, 5740; Müslim, 2187; Ebů Dâvůd, 3879; İbn Måce, 3507; Ahmed, el-Müsned, 8245; İbn Hibbân, Sahih, 5503.·Kitabı okudu
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kadrini bilmeyen, kaybettiği şeye istek duymaz. Bu sebeple de onu kaybettiğini hissetmez ve kaybettiği şeye üzülmez.
Sayfa 354·Kitabı okudu
Alıntı
Tenasüh'ün Batıl Olduğunun Delili
Nefis, mizacın/karışımın bozulması ve tedbiri/düzenlemeyi kabul etmekten çıkması sebebiyle bedenin düzenlemesini terk ettiği zaman; 1) Ya taş, odun gibi düzenlemeyi kabul etmeye hazır olmayan şeylerin düzenlemesi ile uğraşır ve onlar için bir nefis olur. Bu, muhaldir. 2) Veya nefsin düzenlemesini kabul etmeye hazır olmuş bir nutfenin düzenlemesi ile meşgul olur. Bu nutfenin insan, hayvan veya başka bir canlının nutfesi olması önemli değildir. Bu, bir topluluğun iddiası budur. Bu durum muhaldir. Çünkü her nutfe, nefsi kabul etmeye hazır hale gelince, tercih ve inhiraf/sapma ile değil, tabii olarak akli cevherden meydana gelmeyi hak eder. Cünkü seçme ve nutfe, bir bedende birden fazla nefsin bir araya gelmesine yol açar. Bir bedende birden fazla nefsin olması ise muhaldir. Nutfenin, Nefisleri Veren'den gelen nefsin nurunu kabul etmeye hazırlıklı olması, cismin, güneşin nurunu kabul etmeye hazırlıklı olması konumunun hizasındadır. Örtü kaldırıldığı zaman lamba orada hazırsa, güneş ve lambanın ışığının ikisi birden parlar ve lambanın ışığı, güneşin ışığına mani olmaz. Aynı şekilde, bir bedenle meşgul olmadan alemde bulunan nefsin varlığıyla, nutfenin İlk Mebde'den nefsi kabul etmeye yönelik tesiri engellenemez. Bu durum, bir bedende iki nefsin bir araya gelmesine sebebiyet verir. Halbuki her bir şahıs, tek bir nefse sahip olduğunun şuurundadır. Dolayısıyla tenasüh muhaldir.
Sayfa 346·Kitabı okudu
Felsefe
Cismin yok olmasıyla da bu cevher yok olmaz. Aksine acı çekerek veya lezzet alarak ebediyete kadar canlı olarak baki kalır. Bu cevher, nefistir.
Sayfa 338·Kitabı okudu
Alıntı
Aynı şekilde kış mevsiminde sıcak ve soğuk su yere döküldükleri zaman sıcak su, soğuk sudan süratli donar. Bunun naziri, soğuk beldelerde sıcak su ile abdest alan kişide görülür. Abdest alır almaz su saçında donar. Hâlbuki soğuk su böyle değildir. Güneşin sıcaklığı toprağa iyice tesir ettiği zaman toprağın içinde bulunan buharlar yükselir. Sert dağların altında olan sular hariçtir. Bu dağlar, buharların çıkmasına mani olurlar. Çünkü buralarda buharların çıkmasına mani olan ve buharı içinde tutan imbikler mevcuttur. Dağların altında olmayan buharlar ise toprağın gözeneklerinden dışarı çıkmayı başarırlar. Sonra, toprağın altında hapsolunan buhar, madenlerin maddesini teşkil ederler. Buhar, dağların gediklerinde kuvvetlenip menfez/çıkış yolu bulduğu zaman, uygun miktara kadar dağdan yükseğe çıkar, sonra dağılır. Buhar eğer zayıfsa, güneş dağlarda hararetiyle onu ayrıştırır ve onu hava olarak çözer. Bundan dolayı, yaz gündüzlerinde bulut az, kış gecelerinde ise bulut çok olur. Bu, ya buharın güçlü olması ya kış mevsiminde güneşin sıcaklığının zayıf olması veya her ikisinin bir araya gelmesi sebebiyledir ki, ısı buhara tesir etmemektedir.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Felsefe