Məhəmməd İmanov

Evet, hiçbir amel ve hiçbir ibadet yoktur ki içinde âfetler bulunmasın. İbadetlerin âfet yönlerini bilmeyip ibadetlerine güvenenler aldanmıştır. Bunları ayrıntılarıyla bilmenin yolu İhyâu Ulumm'id-Dîn kitaplarının tümünde geçenlerin gözden geçirilmesidir. Namazdaki aldanış noktalarını Kitabu's-Salat'ta, Hac'daki aldanış noktaları Kitbu'l-Hac'da, Zekat'taki aldanış noktaları Kitabu'z-Zekat'ta, Kur'an okumak ve diğer yakınlık vesilesi olan amellerdeki aldanış noktaları bir tertip üzere sıraladığımız ilgili kitaplardan öğrenilebilir: Biz şimdi daha önceki kitaplarda ayrıntılarıyla geçen konulara genel hatlarıyla işarette bulunuyoruz.
Sayfa 913 - III cilt·Kitabı okuyor
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Adamın güzel sesi olur. Kur'an' okur ve okurken lezzet alır da hissettiği hazla aldanır: Bu lezzetin Allah'a münacatın, onun kelamını işitmenin lezzeti olduğunu sanır. Halbuki o, sesinin sebebiyet verdiği bir hazdır. Çünkü aynı nağmelerle bir şiir veya bir başka güfte söylenilse yine haz duyar. Bu kişi kalbini denetleyip hissettiği hazzın Allah'ın kelamının güzelliğinden mi, manalarının enginliğinden mi yoksa kendi sesinin güzelliğinden mi olduğunu taspit etmedikçe aldanmıştır. Bu bakımdan kalbini araştırıp Rabbinden korkmalıdır.
Sayfa 911 - III cilt·Kitabı okuyor
Din
Okumada vesveseye kapılan grup:
Bir grup da Fatiha ve namazda okunan diğer sûre ve duaların harflerini mahreçlerinden çıkarma hususunda vesveseye düşen fırkadır. Bunlar namazın tamamında gayretlerini şeddeleri çıkarmaya "Dâd" ile "Tı"nın farkını beriltmeye verirler. Kur'an'ın manalarını anlamak, ondan ibret almak, zihni Kur'an'ın esrarına sarf etmek onlarca mühim değildir. Bu, aldanış nevilerinin en çirkinidir. Çünkü halk Kur'an tilavetinde harfleri mahreçlerinden özenerek çıkarmakla yükümlü değildir. Konuşma esnasında harfleri nasıl çıkartıyorlarsa Kur'an okurken de o şekilde çıkartırlar. Bunlar şu kimseye benzerler: Birisine, padişaha dikkatle teslim etmesi için bir mektup verilir. Adam mektupta ne denilmek istendiğini bilmeden, padişah huzurunun gerektirdiği hürmete riayet etmeden mektubu okumaya başlasa, mektubu okurken harfleri çatlatarak çıkartır ve tekrar tekrar okursa, bu kişi cezalandırılmayı, aklının yok olduğuna hükmedilerek tımarhaneye tıkılmayı ne kadar hak etmiştir!
Sayfa 910 - III cilt·Kitabı okuyor
Din
Manevi baskı, maddi baskı
Evet, kadı dünyada kalplere vakıf olamaz ve niyetleri bilemez. Bu bakımdan görünürdeki ibraya bakar: Görünürde kadına maddi bir baskı uygulanmamaktadır. Manevi baskıları ise kimse bilemez. Fakat en büyük Hâkim (Allah) kıyamet meydanında hüküm vereceği zaman ibranın tahsilinde dünyada kâdı'nın verdiği hüküm ne hesap edilir, ne de bir fayda sağlar. Bunun için nefsinin seve seve vermesi dışında bir insanın malının alınması helal olmaz. Mesela tenha bir yerde para istediğinde vermeyeceği bilinen bir adamdan utanıp vereceği kestirildiği için cemaat huzurunda istense ve adam da çıkarıp istemeye istemeye istenilen parayı verse, bu para kendisinden manevi baskı uygulanarak alınmış olur. Bununla müsadere arasında bir fark yoktur. Çünkü müsadere adamı dövmekle tehdit edip malını almaktır. Tehdide maruz kalan adam bir yiyeceği sopaları, bir de malı elinden gittiğinde duyacağı kalbî elemini düşünür, ikisinden birini tercih zorunda kalır ve hangisi daha kolayına giderse onu tercih eder. Utanma pazarının, riyanın söz konusunu olduğu ortamlarda istemek de kalbin kırbaçlanmasıdır. Allah katında maddi dövme ile manevi dövme arasında bir fark yoktur. Çünkü Allah nezdinde bâtın, zahir mesabesindedir. Oysa dünya hâkimi maddi, görünürdeki verilere bakar. Sözgelimi birisi: "Hibe ettim" demiş ise bu ifadeye dayanarak mülkiyetle hüküm verir, kalplere nüfuz edemez. Aynı şekilde birisinin dilinden korunmak veya gammazlamasını önlemek için birisine verilen mal o kişiye haram olur. Bu yolla alınan tüm mallar alanlara haramdır.
Sayfa 907 - III cilt·Kitabı okuyor
Din
Demek ki önce dinlemek, akabinde anlamaya çalışmak, sonra ezberlemek, dördüncü kademede amel, beşinci kademede de yaymak gelir.
Sayfa 902 - III cilt·Kitabı okuyor
Din