Ömrünü ilmî konulara hasretmemiş kimseler için en doğru yol, mezhepler arasındaki görüş ayrlıklarına dalmamak, bunlara kulak asmamak, dinlememektir. Allah'ın bir olduğuna, O'nun ortağı bulunmadığına inanmak, O'nun benzeri olmadığını, O'nun semi' ve basír sıfatlarına sahip bulunduğunu kabullenmek, Peygamberi'nin haber verdiği hususlarda doğru olduğunu kabullenmek, selefin izinden gitmek, neden ve niçinlerine dalmadan kitap ve sünnet aracılığıyla gelenleri tasdik etmek, sebep araştırmamak "inandık, doğruladık" deyip takvaya sarılmak, günahlardan uzak durmak, ibadetleri yerine getirmek, Müslümanlara şefkat göstermektir.
Eğer mezhepler arası ihtilaflara dalar, bid'atlara sapar, inanç hususunda taassup gösterirse hiç farkında olmayacağı noktalardan helâk olur. İlim dışı alanlarda çalışacak kişilerin dikkat edecekleri noktalar bunlardır.
Ama kendini ilme vermiş, kendini ilmî çalışmalara hasretmiş bir kişi öncelikle delili ve şartlarını öğrenmelidir. Bu uzun gayretler ister. En büyük amaç uğrunda yakin ve marifete ulaşmak çok zordur. Buna Allah'ın nuruyla desteklenmiş güçlü kişilerden başkaları erişemez. Böyleleri de cidden pek nadirdir.