Məhəmməd İmanov

Peygamber -s.a.v.-'in yaşantısıyla ilgili olarak aktarılan bilgiler mütevazi kişilerin sahip bulunmaları gereken huyların tamamını ihtiva etmektedir. Öyle ise alçakgönüllü olmak isteyen Allah Rasúlü'ne uysun. Kendisini Allah Rasûlü'nden üstün gören, onun yaşantısını nefsine reva görmeyenin cehaleti ne kadar yamandır! Dîní ve dünyeví hususlarda Allah'ın yaratıklarının en büyüğü odur. Şerefve yücelik ancak ona uymaktadır. Bunun için Ömer -r.a.- pejmürde bir kıyafetle Şam'a girdiğinde kınanması üzerine: "Biz, Allah'ın İslâm'la aziz kıldığı bir topluluğuz, bunun dışında izzet aramayız!" demiştir.
Sayfa 812 - III cilt·Kitabı okuyor
Din
Reklam
Kibirlinin giyinişindeki kibir alâmeti şöhret ve gösteriş için insanlara karşı bezenmeye düşkünlük gösterirken kendi başına olduğunda buna önem vermez. Halbuki güzelliği sevmenin belirtisi her şeyde güzeli arayan, evinin içinde yalnız başına iken bile buna dikkat etmektir. Bu tür davranışlar büyüklenme sayılmaz.
Sayfa 810 - III cilt·Kitabı okuyor
Din
Sözün özü: Nimet olarak değerlendirilen ve nefsinde mükemmellik taşımasa bile mükemmel olarak görülen her şeyle kibirlenmek mümkündür. Dahası var, karı kılıklı (müennes-i semailer, muhannesler) bile muhanneslik sanatında daha marifetli ve daha becerikli oldukları için akranlarına karşı övünürler. Çünkü böyle birisi bu becerisini bir mükemmellik olarak değerlendirir, yaptığı iş bir rezillik olsa bile bununla övünür. Aynı şekilde fâsık kişi de çok içki içmesiyle, gayr-i meşrû ilişkileriyle, lutçuluğuyla övünür ve bu hareketlerini kendi felsefesine göre hatalı bir yaklaşım olsa bile bir kemallik olarak niteleyip kibirlenir.
Sayfa 803 - III cilt·Kitabı okuyor
Din
Güzellikle övünmektir: Bu daha çok kadınlar arasında görülen bir kibirlenmedir. Güzellikle böbürlenmek başkalarına kusur bulmaya, başkalarında eksiklik görmeye, gıybete, halkın ayıplarını sayıp dökmeye sürükler. Aişe -r.a.-'nin şu rivâyeti bu cümledendir: "Bir keresinde Allah Rasûlü'nün huzuruna bir kadın girdi, elimle kadının kısa boylu olduğuna işaret ettim. Allah Rasülü: "Kadının gıybetini yaptın!" buyurdu. Bunun menşei de gizli kibirdir. Çünkü Hz. Aişe'nin kendisi de kısa boylu olsaydı kadının kısa boylu oluşuna herhalde işaret etmezdi. Öyle anlaşılıyor ki kendi endamıyla gururlanmış, kendine oranla kadını kısa görmüş ve dediğini demiş.
Sayfa 802 - III cilt·Kitabı okuyor
Din
Bu nefiste bulunan gizli ve köklü bir damardır, sâlih ve akıllı bile olsa soylu kişiler bu dertten kendilerini kurtaramazlar. Ancak normal şartlarda akıllı ve sâlih kişilerden bu kibirlilik dışarı sızmaz! Fakat gazabına yenildiğinde gazabı basiret nurunu söndürür ve işte o anda bu kibir dışarıya sızma yapar. Nitekim sahabeden Ebû Zer şu rivâyeti yapar: Rasûl-i Ekrem'in huzurunda bir adamla atıştık. Ben kendisine: - "Yebne's-sevdâ = ey zenci kadının oğlu!" diye hitap edince Allah Rasúlü kızdı ve: - "Ebu Zer! Ölçek aynı ölçek! Beyaz kadının oğlunun siyah kadının oğluna üstünlüğü yoktur." buyurdu. Ebu Zer der ki: Bu uyarı üzerine hemen yere yattım, adama: 'Kalk yanağımın üstüne bas' dedim. Bakınız, Rasúl-i Ekrem bu hareketin bir cehâlet olduğu hususunda Ebû Zer'i nasıl uyarmış ve Ebu Zer de nasıl tevbe etmiş ve kibir ağacını nefsinden nasıl söküp atmış, kibir ağacını sökmenin yolunun kendisine karşı kibirlendiği adamın ayağının yüzüne basmasıyla mümkün olacağı şuuruna nasıl varmıştı! Şu rivâyet de bu konuya açıklık getirmektedir: Anlatıldığına göre iki adam Allah Rasülü'nün önünde birbirlerine karşı böbürlenirler. Birisi diğerine: - Ben falan oğlu falanım, anası olmayasıca sen kimsin? der. Bu gelişme üzerine Allah Rasúlü araya girer ve: - İki kişi Musa Peygamber'in yanında iftihara kalkışarak birisi: "Ben falan oğlu falanım" diyerek dokuz göbeğine kadar sayar. Derken Allah Musa Peygamber'e şöyle vahiyde bulunur: - "İftihar eden adama söyle dokuz göbeği de cehennem halkındandır, sen de onların onuncususun!"83
Sayfa 801 - III cilt | 83 Imam Ahmed.·Kitabı okuyor
Din
Reklam