Abid kişi durumlarını bilmediği kişilere karşı kibirlenmemelidir. Çünkü böyle kişilerin günahları kendisinden daha az, ibadetleri kendisinden daha fazla, Allah'ı kendisinden daha çok seviyor olmaları ihtimal dahilindedir.
Yaşantılarını bildiği, günahlara daldıklarından haberdar olduğu kişilere karşı da kibirlenmemelidir. Çünkü ömrünün geri kalan kısmında kendisinin de bu tür günah belalarına fazlasıyla müptela olabileceğini hatırlamalıdır. Onun günahı benden fazladır dememelidir. Zira ömür boyu ne kendisinin, ne de muhatabının günahlarını sayacak durumu yoktur ki çokluğu tespit edebilsin. Evet, sen muhatabının sözgelimi öldürme, şarap içme ve zina yapma gibi fiillerini gördüğün için onun günahlarının daha ağır olduğunu bilebilirsin. Bununla birlikte yine ona karşı kibirlenmen gerekmez. Çünkü gönüllerin kibir, haset, riya, kin, bâtıl düşünceler, Allah'ın sıfatları hakkında vesveseye düşmek, hatalı hayallere saplanmak gibi günahlar Allah katında büyük suçlardır. Muhtemelen senin iç dünyanda bu tür günahlar cirit atmakla Allah nezdinde gazaba uğramış biri olabilirsin. Halbuki fiskı ortada, aleni olarak günahlar işleyen kişi senin yoksun bulunduğun Allah için sevme, ihlas sahibi olma, korku, saygı ve haşyet duyma gibi gönül ibadetlerine sahip olduğu için Allah bu sayede günahlarını örtebilir, kıyamet günü perde açıldığında onun senden kat kat üstün dereceleri ihraz ettiğini görebilirsin. Bu mümkündür. Eğer kendine acıyor, kendine karşı şefkat hisleri besliyorsan aleyhinde olabilecek uzak ihtimalleri olabilir diye yakın gör, başkaları hakkındaki mümkünler üzerinde değil kendi hakkındaki olası tehlikeler üzerinde kafa yor. Çünkü kimse kimsenin günahını yüklenmez. Başkasının azabı senin azabını yeğnikleştirmez. Bu tehlike üzerinde fikir jimnastikleri yaptığında kibirlenmek