Məhəmməd İmanov

Huşúi'den rivayet edildiğine göre, Tartuşi, kendisine Endülüs'ten İhyâu Ulumi'd-Dîn'in müellifine (İmam Gazzâli'ye) dair gelen bir soruya karşılık Abdullah b. Muzaffer'e şunları yazmıştır: "Selâmün aleyküm. Ebu Hamid'i (İmam Gazzâli'yi) ve sözlerini gördüm. Onu çok akıllı, çok zeki ve zamanının çoğunda ilimle uğraşır gördüm. Sonra âlimlerin yolundan ayrıldı ve abidlerin içine girdi. Daha sonra da kendisini iyice tasavvufa verip ilim ve ehlini terk etti. Hevâtıra (iç fısıltı), kalp erbabının ilimlerine ve şeytanın vesveselerine daldı. Daha sonra ilimleri yerdi; felsefecilerin metotları ve Hallâc'ın rumuzlarıyla fakihleri tenkit etti. Fakih ve mütekellimlerden uzaklaştı. Neredeyse dininden olacaktı." Hafız Ebû Muhammed'den rivayet edildiğine göre, Muhammed b. Velid (et-Tartüşi) bu mektubun dışında başka başka bir yerde İhyâ'dan bahsetmiş ve şöyle demiştir: "İhyâ, yemin olsun ki, ilimleri ihya etmekten çok öldürmüşe benziyor." Mektuba tekrar dönersek onun devamı şöyleydi: "İhyâ isimli eserini kaleme alınca, hâl ilminden ve sufilerin alametlerinden bahsetti. Fakat bu konuda bilgi ve tecrübe sahibi olmadığı için baş aşağı düştü. Ne Müslüman âlimlerin içinde karar kıldı ne de zahidlerin hâllerinde sabit kaldı. Bu kitabını Resúlullah sallallahu aleyhi ve sellem hakkında yalanlarla doldurdu. Yeryüzünde ondan daha çok Peygamber ağzından uydurulmuş yalanlara yer veren ikinci bir kitap bilmiyorum. Kitabını felsefecilerin görüşleri, Hallâc'ın remizleri ve İhvân-ı Safa'nın risalelerinden alıntıladığı manalarla içinden çıkılmayacak hâle getirdi. Felsefeciler, nübüvvetin 'kesb' ile elde edildiğine inanırlar. Peygamber, onlara göre, güzel ahlâkla ahlâklanmış, basit işlerden uzak kalmış, nefsini iradesine ram etmiş, şehvetlerinin üstesinden gelmiş sonra da insanları bu ahlâkla
Sayfa 311·Kitabı okudu
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Üstada böyle yüklenmeseydiniz iyiydi…
Abdulgâfir'in Kimyâ'da Ebú Hâmid (el-Gazzâlî)'ye yaptığı eleştirilerin tamamı onun kitaplarının satır aralarında kabili istidlaldir. Öyle ki, Ebu Bekir Ibnu'l-Arabi, Gazzâllî'yi kastederek şöyle demiştir: "Üstadım Ebû Hâmid, felsefecileri yuttu ama onları kusmak istediğinde buna güç yetiremedi." Kadı lyâz, Ali es-Sadefi'ye Gazzâli hakkında şunları yazmıştır: "Üstad Ebu Hâmid, hoş olmayan haberlerle anılmıştır. O büyük telifler kaleme almış, tasavvuf yolunda aşırıya kaçmış ve kendisini sufilerin mezhebini savunmaya adamıştır. Bu konuda meşhur eserlerini kaleme almıştır. Bu eserlerinde değindiği bazı konular tenkit edilmiş ve bir grup âlim tarafından hakkında su-i zanda bulunulmuştur. Fakat elbette ki onun sırrını (kalbini) en iyi bilen Allah'tır. Bölgemizde, Mağrib'de sultanın emri ve fukahânın fetvası, kitaplarının yakılması yönünde olmuş, bu emir ve fetva uygulanmıştır." Ben derim ki: Alimler mütemadiyen ihtilafa düşer ve ictihadlarıyla birbirini cerh ederler. Onlardan hataya düşenler mazur ve me'curdur (sevap alırlar). Onların günaha girmeleri ise inat edip icmayı hiçe saymalarıyla olur. Elbette ki her şeyin ve herkesin dönüşü yalnızca Allah'adır. Ben derim ki: Ebu Hâmid el-Gazzalî, felsefecileri yeren et-Tehâfüt isimli bir eser kaleme almış ve bu kitapla felsefecilerin bütün zayıf noktalarını gün yüzüne çıkarmıştır. Bununla beraber bazı noktalarda, İslâm'a uygun olduğu zannına kapılarak onların görüşlerini benimsemiştir. O, hadis ilminden ve akıldan önce gelen Nebeví sünnetlerden haberdar değildi. İhvan-ı Safa risalelerine tutkundu. Büyük bir şevkle onları mütalaa ederdi. Bu durum, o dönemin amansız hastalığı ve devası olmayan zehirdi. Eğer Ebú Hamid, büyük dâhilerden ve seçkin muhlislerden olmasaydı mutlaka yitip giderdi. Bu kitaplardan sakının ve dininizin
Sayfa 263 - "İhyâ" diriltmek, "ehyâ" ise diriler anlamındadır·Kitabı okudu
Din
Puan vermedi·372 syf.·
11 günde okudu
·
2025 9. kitabı
İmam Zehebi
8.6/10 · 64 okunma
Çayda Türkiye, kişi başına 10-11 kiloluk içimle dünya lideri. Türkiye'yi 4,5 kilo ile Fas, 3 kilo ile İrlanda, 2,75 kilo ile İngiltere izliyor. Dünyada en az çayı ise Meksika, Komorlar, Nikaragua, Çad ve Orta Afrika içiyor. Kahvede ise yılda kişi başına tüketimde 12-13 kg ile Finlandiya ilk sırada. Onu 9-10 kg ile Norveç, Izlanda, Danimarka ve Hollanda gibi ülkeler izliyor. Türkiye ise yarım kilo ile 100-110. sıralarda dolaşıyor. Yabancı çaylar ciddi bir tehlike içerir. Yerli çaylarda ise depolama sırasında küflenmeyi engellemek için çok miktarda toksik madde eklenir. Organik çayları içmenizi öneririz.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Hayata Dair
Hazır kahvenin bir çeşidi olarak pazarlanan teslis içeceği "3'ü bir arada" türü 2000'li yılların başında piyasaya sürüldü. "Kahve, şeker ve krema üçü bir arada" diye sunulan bu minik poşetler derde devadan yahut kahveden başka her şeyi içeriyor. Ne yazık ki her şer gibi birden yayıldı. Çok acı ama Türkiye'de kahve adıyla içilen şeylerin yüzde 85-90'ını bu teslis içeceği oluşturuyor. İçenler daha çok gençler iken, diğer yaş kuşakları arasında da hızla yayılıyor. İçmeye genellikle lise ve üniversite yıllarında başlanıyor. Teslis içeceği alafranga, dostluğun vazgeçilmez içeceği, Türk kahvesi ise alaturka olarak görülüyor. Kahve görünümlü teslis içeceği çeşitli aromaların yanı sıra şeker, muhtelif tatlandırıcı türleri, glikoz şurubu, sodyum kazeinat, potasyum fosfat, polifosfat, yağ asitlerinin mono ve di-gliseritlerinin sitrik asit esterleri, silikon dioksit, kahve beyazlatıcısı, soya, gingseg ekstratı, guarana ekstratı ile menşei bilinmeyen süt tozu gibi çok sayıda katkı içeren sentetik bir karışım ve buna da, ne yazık ki bugün "kahve" diyorlar.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Hayata Dair