Kırgınım dünyaya, gökyüzüne, toprağa..
En çok da kendime
Kapılmak istedim rüzgara
Bir daha geri dönmemek adına esmek istedim çok ama çok uzaklara..
Çocukların güldüğü, çiçeklerin koktuğu
Toprağın, ağaçların, kuşların özgür olduğu diyarlara..
Sonra çok kıskandım elime konan kelebeği
On yıl sonrası bile planlı olan ben, bir günlük nefesi bile çok görür oldum kendime
Basmak istedi ayaklarım çimenlere
Dokunmak istedi parmak uçlarım çiçeklere
Solumak istedim havayı, dünyadaki hepsini tüketircesine
Ama artık çok geç
Kendime verdiğim bir günlük nefes tükendi
Son nefesimle yazdıklarım bunlar, son özrüm kendime
4 yaşındaki bilmiş küçük Mahgülhiz'e
Beni affet, hayal ettiklerini sana yaşatamadım diye..
“Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik var olmuş bir zekanın yok oluşudur. Aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir. Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir mazisi bile yok.”