İnsan kendi mülküne -dünyaya!- tek başına hakim olmak ister ama şunu da bilir ki dünya ve mülk anca başkalarının onun yerini ve mülkiyetini sorguladığı yerde vardır.
Eğer zaman ölümü getirmek zorundaysa ve bu esnada katıksız zamansallığı şeffaflaşıyorsa, insan olmanın asıl boyutu da tam olarak gelecek zamanda yatmıyor mudur?