Mozaiklerden söz etti sonra. Yapıştırılmamış, öylece ortalığa saçılmış, renkli, irili ufaklı cam parçaları. Hayat bu tuz-buz cam parçalarını anlamlı bir resim oluşturacak şekilde bir araya getirmektir. Ama getiremiyorsan ne olacak? O anlamlı resmin nasıl bir şey olması gerektiğini bilemiyorsan? Aşk mıdır bu resim? Aşk bütün bir resme anlam vermeye yeter mi? Hem anlam dediğimiz şey ne ki?
Bağışlayıp unutmak hesaplaşmaktan çok daha
kolaydı. Bağışlıyordun ve bitiyordu. Başını alıp gitmen, hayatını değiştirmen gerekmiyordu. Kaldığın yerden aynen devam ediyordun.
Mağdur olmak cesur olmaktan çok daha kolaydı. İnsan cesareti seçemezse kurban olmayı kendiliğinden seçmiş oluyordu. İnsan mağdur olmanın suçsuz olmak anlamına geldiğini sanıyordu.
Bir Ada Hikayesi dörtlüsü Yaşar Kemal'in Osmanlı'nın sonunu ve yeni Türkiye'nin nasıl kurulduğunu. Mübadelenin, savaşın insanı ne hallere düşürdüğünü müthiş bir anlatımla kaleme aldığı eser. Uzun uzadıya söylenecek çok şey var ama bu dörtlünün ana fikri insanın hiç bir zaman umutsuz olmaması gerektiği ve savaşların sınıf tanımadığı, her daim vahşice sonuçlar doğurduğu dur.