Sonra, işte hikâyenin burasında adamcağız şıp diye susmuş da, onun yerine derdi konuşmaya başlamış artık.
Bilirsin, insan dert denen şeyin ağırlığı altında ezilip un ufak olunca, dert çoğu kez o insanın şeklini şemailini alır da, hiç kimseyi iplemeden, uluorta konuşmaya başlar artık.
Ertesi gün ikindi vakti koltuk değneğine yaslana yaslana çıktı geldi babam. Annem nereye gittiğini sorduğunda da, elini kaldırıp havada birkaç kere sallayarak uzakları gösterdi. O istikamette dünyanın yarısı, biraz daha gidilirse tamamı vardı.