Merve Özcan hanımefendiden yine nadide bir eser!... (Yüreğini Haramdan Sakın, Gözlerini Haramdan Sakın, Ruhunu Haramdan Sakın) daha önce tanışmıştım. Fakat bu kitabında Bosna, Doğu Türkistan, Filistin, Arıkan, Çeçenistan, Suriye gibi zulmün ulaştığı coğrafyalara ithaf ettiği eserine kalbimi bırakıyorum. Bu kitabı okurken yüreğimde Doğu Türkistan sızladı!.. Müslüman diye zulüme maruz kalan insanlar ,din kardeşlerimiz! Çoğu gencimiz hatta yaşlımız bunlardan bi haber :( Çin deki toplama kamplarına benzettim uyum birimlerini. Bir gün Leyla, Furkan, Yüzbaşı gibi vatansever , hürriyetperver insanların çıkıp bu zulme son vermeleri için dualar ettim Rabbime!...
Hürriyet gözle görülür mü?
Ne büyük nimet içerisindeyiz... Bayrağımız göklerde, ezanımız yankılanıyor beş vakit, Kur'an dilimizde ne büyük lütûf ya Rab!
Biliyorsunuz ki kitaplar hakkında inceleme yaparken içeriğini az anlatır fakat sonuyla ilgili asla açık vermem. Okumanın heycanı olmalı! Sonunu bildiği hiç birşey insanoğlunu cezbetmez. Velhasılıkelam okuyunuz, okutunuz...
Altını çizdiklerim...
Akrebin bir adım ilerleyişiyle yelkovanın on iki adım gezinişi eşittir ve bazısının cümlelerce konuşup durması da bazısının bir kelimesine denktir . Bir akrep kadar atik ve cesur değildim, tüm çemberi koşup durmaya nefesim yetmezdi, ancak belki akrep kadar sabırlı olmayı öğrenebilirdim belki sarf edecek pek çok cümleye sahip değildim,ancak belki de vaktini bekleyen bir kelimeyi ben dillendirecekti...
Beni maksadımdan ufacık bir gül bile alıkoyubilecekse, hürriyeti düşlemek ne haddimeydi?
Yüzde bir ihtimal için çabalıyor dahi olsam, bu ihtimal hiçten büyüktü.
Ey Rabbim ! Senin tarafından kutlanmış güvenli kırılmış bir yeri eriştir beni ;çünkü insana erişmesi gereken yere nasıl erişeceğine en iyi gösteren sensin. (Müminun 29)
Ah