Yayımlandığı ülkelerde büyük yankı uyandıran, bu kitaptaki dini görüşleri yüzünden kitabın yazarı Jose Saramago’nun ülkesi Portekiz’i terk etmek zorunda kaldığı, dinle alay eden bu kitabın ülkemizde “gıpta edilerek, beğenilerek” bu kadar çok okuyucuya ulaşması hayret edici, üzücü...
-Nobel Ödüllü olması da ayrı bir muamma...-
Yapıtlarında mitleri, ülkesinin tarihini ve gerçek üstü imgelemi kullanan yazarın, ölmeden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan bu son romanında insanlığın inançlarını hiçe sayarak kurgu içinde çirkince eleştirmesini beyninin sulanmasına ve o beynini kullanamamasına veriyorum. Tahrifata (aslıyla oynanmış, değiştirilmiş) uğramış metinler üzerinden öğrendiği Hıristiyanlık ve Yahudilik sonrası ateistliği seçen yazarın düzmecesidir. Yüce Allah(c.c.) tarafından Hz. İsa'ya (a.s.)/ Hz.Musa'ya (a.s.) ‘gönderilmiş kitaplar olamaz, insan kalemi ile yazılmıştır, din, kitap, inanç yoktur’ düşüncesinin yazarda hâsıl olmuş olabileceğine bağladım....
Kur'an-ı Kerim Tevbe, 9/30, 9/34; Maide, 5/72, 73 ayetlerinde İncil hakkında özellikle “Teslis inancıyla” ilgili tahrifata, Tevrat hakkında ise En'âm, 6/91, Bakara, 2/41-59, 75, 79, 174, 175; Ali İmran, 5/71, 78; Nisâ, 5/44, 46; Maide, 5/13, 68 ayetlerde aslını görebilirsiniz.
İnancımızı ve kutsal kabul ettiğimiz değerlere böylesi aşağılık bir ağızla saldıran sapkın hayal gücünün ürünü olan kitabı çok çirkin buldum... Zaman kaybıdır..
Kitabın adını da oluşturan Kabil’in öyküsünü bilmeyen yoktur herhalde: (Mâide sûresi; 27/32) Rivayete göre Kâbil, kendisiyle aynı batında doğan kız kardeşini almak istedi. Hâbil ise, bunun şerîate uygun olmadığını, diğer zamanda doğan kardeşlerinden birini alması gerektiğini