"Akıllı kişi, Allah’ın kendisine emrettiği ve yasakladığı şeyleri anlayıp uygulayandır.   ...    Sen de tıpkı kelebek gibi kendini (Allah’a) isyan ve itaatsizlik ateşine bile bile atmaktasın! Allah’ın yoluna koyulmak isteseydin kemerini sıkardın (Allah’a gitmenin hazırlığını yapardın)!    Nerde sende o irade?    Sadece yaşamak için yemen ve yalnızca yemek için yaşamanla, solucanlarla hayvanlara benziyorsun! Fakat bilesin ki atların en hızlı koşanı, karnı şişkin olmayanıdır!    Sen kendi kendine, 'Bu akşam az yemeliyim!' dersin, fakat önüne yemek konulur konulmaz, uzun zamandır görmediğin bir dostunu bulmuşçasına üzerine atılırsın.    Allah’ın ıslah etmek istemediği kimse boşuna kararlar alır durur:    'Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse, sen Allah’a karşı, onun lehine hiçbir şey yapamazsın!' (Mâide, 5/41)    Zilletten senden daha fazla kaçan yok, ama gel gör ki sen her an kendini zillet çukuruna atmaktasın! Hem nefsini horluyor, küçük görüyor, hem de onu bayağılık yerlere atıyorsun!    Bazıları der ki:    'Sen Allah ile çocuğun annesiyle olduğu gibi ol! Baksana, anne çocuğunu kovduğu her seferinde, çocuk yine ona gelir, çünkü çocuk sadece onu tanır, onu bilir.'"
Alıntı
Ey iman edenler! Yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin! (Zira) onlar, birbirinin dostudurlar. İçinizden onları dost edinen kişi şüphesiz ki onlardan olmuş olur. Şüphesiz ki Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz. (Mâide 5:51) - kuranokuyan.com
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mâide Suresi
40. (Ey Muhammed) bilmez misin, bütün gökler ve yer mülkünün O Allah'ın olduğunu; dilediğini azaba çektiğini, dilediğinin günahını örttüğünü? Allah her şeye kadirdir. 41. Ey o şanlı peygamber, seni üzmesin o inkarda yarış edenler: gerek o ağızlarıyla "İnandık." deyip de, kalpleri inanmamış olanlardan olsun ve gerek Yahudi olanlardan... Onlar, yalancılık etmek için dinlerler; sana gelmeyen diğer bir topluluk için dinlerler, yerli yerinde söylenen kelimeleri sonradan bozarlar; "Size böyle fetva verilirse tutun, verilmezse sakının!" derler. Kim ki, Allah onun fitneye düşmesini murad etmiştir, sen, imkânı yok, onun lehine Allah'tan en ufak bir şeyi kurtaramazsın. Onlar öyle kimselerdirler ki, Allah kalplerini temizlemek istememiştir; onların dünyada hakları bir horluk, ahirette de hakları büyük bir azaptır.
Âyet-i Kerime meali
Bakara Sûresi 221. Ayet
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla 221. İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Şundan emin olun ki imanlı bir câriye, sizin hoşunuza gitse de müşrik bir hür kadından iyidir. İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan erkeklerle de kadınlarınızı evlendirmeyin. Şundan da emin olun ki imanlı bir köle, sizin hoşunuza gitse bile müşrik bir hür kişiden daha iyidir. Onlar insanları ateşe çağırırlar, Allah ise izni ile cennete ve bağışlanmaya çağırır, gerektikçe hatırlasınlar. İslâmî değer ölçülerine göre üstünlüğün belirleyici şartı iman ve takvådır. İmanı olmayan imanı olandan üstün, iyi ve hayırlı olamaz. İmanlılar arasında da takvâsı olanlar olmayanlardan üstün, değerli ve hayırlıdırlar. Bu değer sıralamasını "renk, dil, tahsil, mevki, soy sop, rütbe, diploma, servet, etnik aidiyet, dünya hayatını kolaylaştıran hizmetler ve bilimsel buluşlar" gibi unsurlar değiştiremez. Bu âyet müşrik kadınlarla ve erkeklerle Müslümanların evlenmelerinin câiz olmadığını açık ve kesin olarak ifade etmektedir. Ehl-i kitap kadın ile Müslüman erkeğin evlenmesinin câiz olduğu "... sizden önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar -mehirlerini ver-diğiniz takdirde- size helâldir" (Mâide 5/5) mealindeki âyetle açıklanmıştır. Ehl-i kitap'tan olan gayrimüslim erkekle Müslüman kadının evlenmesi ise bütün İslâm âlimlerinin ittifakı yani icmâ-ı ümmet ile câiz değildir. Bu icmânın nakli (vahye dayanan) delili bazı âyetlerin delâletleri olup, Sahâbe döneminden itibaren sürege-len anlayış ve uygulama da bu yönde olmuştur (Müm-tehine 60/10; Nisa 4/41; Tegābün 64/2).]
Sayfa 34
Din İslam
Özetlersek; ey kardeşim! Daima kalbini tedavi etmeye çalış. Her zaman kalbini ibadetlerle yıka ki temizlensin ve sen yüce Allah'ın, haklarında,"Onlar Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir."(Maide/41) buyurduğu kimselerden olmayasın. Demek ki kalbi temizlemek, çok önemlidir. Allah'tan benim ve sizin kalbinizi temizlemesini, kendisine ihlasla ibadet eden, Peygamberlerine uyan kullarından eylemesini diliyorum.
Kıyamet alametleri ve mehdi çıkışı…
Bir çok imamın usulü böyledir; sahih delilleri ve sabit olan usülleri verdikten sonra bu gibi bilgileri de verirler. Mehdi'nin çıkacağını tasdik etmek kaçınılmazdır. Mehdi, ehli beyttendir. Adaletli bir yöneticidir. Adaleti yayacak, zulmü ortadan kal-dracaktır. Her hak sahibine, Muhammed (sallalahu aleyhi vesellm) in şeriatine muvafiken hakkını verecektir. Mehdi çıktığında müslümanların Mehdi'ye biat etmesi, itaat etmesi ve yardım etmesi vaciptir. Tabi bu kendini her Mehdi ilan edene yardım etmek gerektiği manasına gelmez. Deccaller çoktur. Sahtekarlar ise daha çoktur. Kalbinde hastalık olanların şerri ve tuğyanı artar. Her gün hevesine tabi olanların Mehidilik iddia ettiğini "ben müjdelenen Mehdiyim' dediğini işitiyoruz. Halbuki şeytan onlara bu şekilde ilham etmiş, onu sapkınlığa sürüklemiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar"93 Bir başka ayette: "Kim Rahmân'ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz. Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını SANIRLAR. O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der"s94 Bu nedenle bunların orduları şeytanlardan oluşmuş, toplumun maskarası haline gelmiş, gözaçıp kapanıncaya kadar biten kimseler olmuşlardır. Bunlaran bazıları, rüyaları gerçek, hayalleri hakikat zannettiğinden dolayı başları belaya girmiştir: "Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur"s9
Sayfa 365·Kitabı okudu
Alıntı