"Akıllı kişi, Allah’ın kendisine emrettiği ve yasakladığı şeyleri anlayıp uygulayandır.
...
Sen de tıpkı kelebek gibi kendini (Allah’a) isyan ve itaatsizlik ateşine bile bile atmaktasın! Allah’ın yoluna koyulmak isteseydin kemerini sıkardın (Allah’a gitmenin hazırlığını yapardın)!
Nerde sende o irade?
Sadece yaşamak için yemen ve yalnızca yemek için yaşamanla, solucanlarla hayvanlara benziyorsun! Fakat bilesin ki atların en hızlı koşanı, karnı şişkin olmayanıdır!
Sen kendi kendine, 'Bu akşam az yemeliyim!' dersin, fakat önüne yemek konulur konulmaz, uzun zamandır görmediğin bir dostunu bulmuşçasına üzerine atılırsın.
Allah’ın ıslah etmek istemediği kimse boşuna kararlar alır durur:
'Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse, sen Allah’a karşı, onun lehine hiçbir şey yapamazsın!' (Mâide, 5/41)
Zilletten senden daha fazla kaçan yok, ama gel gör ki sen her an kendini zillet çukuruna atmaktasın! Hem nefsini horluyor, küçük görüyor, hem de onu bayağılık yerlere atıyorsun!
Bazıları der ki:
'Sen Allah ile çocuğun annesiyle olduğu gibi ol! Baksana, anne çocuğunu kovduğu her seferinde, çocuk yine ona gelir, çünkü çocuk sadece onu tanır, onu bilir.'"