umutsuzdu, yalnızdı, hali yoktu, canı çok yanıyordu günlerden beri. ne alnında dolaşan bir dost eli ne yardım isteyecek kimsesi vardı, ne tanrısı ne peygamberi. farecik! nazlıcık! garipcik!
geçmişten adam hisse koparmış... ne masal şey! beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi? " tarih"i "tekerrür" diye ta'rif ediyorlar; hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
annem bana bir keresinde, "zaman çok sinsidir esra," demişti, "gençken, hayata aç oluyor insan, dört bir yana saldırıyor, iştahla. sonra, bir de bakıyorsun, orta yaşı devirmişsin, muşmulaya dönmek üzeresin, hatta sona yaklaşmaktasın ama sen hâlâ hayata açsın, gözün hiç doymamış, çünkü zaman, sana hiç fark ettirmemiş avuçlarından hızla akıp gittiğini!"