mayıs

Frankenstein ya da Modern Prometheus
prometheus, bir tanrılara bir de insanlara baktığında aralarında önemli bir fark görür. tanrılar ateşe sahipken insanlar ateşin varlığından bihaberdir. prometheus ateşi tanrılardan çalarak insanlara verir. burada ateşin, bilimi ve aydınlanmayı temsil ettiğini söyleyebiliriz. fakat prometheus'un insanlara duyduğu bu yüce gönüllülüğü, tanrılar katında pek hoş karşılanmaz. prometheus haddini aşmanın bedelini, kendisinin kayaya bağlanıp karganın akciğerini yemesiyle sürecek bir sonsuz işkenceyle öder.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ölümü sıkça düşünmek insanı bir şeyler yapmak için motive edebildiği gibi, tam tersi şekilde insanı nihilist bir kaosa da sürükleyebiliyor. kısacası ölüme fazla kafa yoran, kafayı yer. ölümü düşünürken stratejik olmak şart. o yüzden biz de ölümü, bizi gerçekten hayata bağlayacağına inandığımız zamanlarda düşünelim. yoğun ve anlamlı bir şekilde, meditasyon misali. damarlarımızdaki kanı hissedercesine yaşadığımızı hissedelim ve bu hayatın her şeye rağmen ne kadar değerli olduğunu hatırlatalım kendimize. sonuçta ölümden ne kadar ürperiyorsak, ölümü sindirmekte bu kadar zorlanıyorsak, demek ki yaşıyor olmanın bir değeri vardır.
Sayfa 74·Kitabı okudu
she was our life, she was the house
hayat, yakınımıza sevgimizi ifade etmek için bize bazı şanslar veriyor. ama bu şanslardan birinin son şansımız olduğunu söylemesi gereken zamanlarda söylemiyor, iş işten geçince söylemeyi tercih ediyor. bu yüzden sadece kendi ölümümüzü değil, sevdiklerimizin de öleceği gerçeğini kendimize hatırlatmamız gerek. çünkü bir yakınımızın ölümüne şahit olmak kadar zor bir şey varsa, o da yakınımıza sevgimizi ifade etmekte artık geç kaldığımızı fark etmek.
Sayfa 72·Kitabı okudu
hayatla kumar oynamak
günün sonunda bu etimin çürüyeceğini, organizmaların bedenimi parçalayacağını ve benden geriye sadece kemik parçaları kalacağını biliyorum. ölüm gibi bir gerçek karşısında insanların benim hakkımda ne düşündüğünün, rezil olmamın ve utanmamın da hiçbir anlamı kalmıyor... hepimiz istesek de istemesek de hayatımızla kumar oynuyoruz. ölüm illaki kazanacak ve nihayetinde biz de bu kumar masasından kaybederek ayrılacağız.
steve jobs'ın ölüm konseptinden yaşam felsefesini çıkarması;
"yakında öleceğimi hatırlamak, hayatta büyük seçimler yapmama yardımcı olan, şimdiye kadar karşılaştığım en önemli araçtır. çünkü hemen hemen her şey, tüm dış beklentiler, tüm gururlar, tüm utanç veya başarısızlık korkusu, ölüm karşısında tüm bunlar bir kenara atılır ve geriye yalnızca gerçekten önemli olan şeyler kalır. öleceğinizi hatırlamak, kaybedecek bir şeyin olduğunu düşünme tuzağından kaçınmanın bildiğim en iyi yoludur. sen zaten çıplaksın. kalbinin sesini dinlememek için hiçbir nedenin yok."
Sayfa 69·Kitabı okudu