bilinmezlikler çarşısında geçirip getirmişti her biri seni buraya. kokular, sesler, renkler arasında yitirdiğin bakışları hatırlatan yurduna birden döndüğünde. ötede kalan her şey bir anda flulaşmış, yeni seslere, renklere bürünmüştü varlığın. göz ucuyla baktığın, belki de "yaşadım" dediğin hayatın izleriydi. şimdi karşına çıkıyordu her biri. içinden "insanı onarma mevsimi bı belki de" demiştin. yakınlaştıkça uzaklaştıkların, uzaklaştıkça kayboldukların.