bookslawer

bookslawer
@maivekan
Mütemadiyen okur, kitapkolik.
9/10
·416 syf.··
2022 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2022 03:44
“Sevgi zayıflıktır, sömürülmeye müsait bir kusurdur.” Fantastik roman tutkunları, toplanın! Yunan mitolojisi üzerine ustaca inşa edilmiş bir dünyada geçen romantizm, büyü, mitoloji ve savaş unsurlarının muhteşem karışımı olmaya aday bir roman ile geldim karşınıza. Amanda Bouceth’in kaleminden, romantik fantastik türündeki “Ateşin Vaadi” ile. İşkence dolu geçmişini ardında bırakan ve bir sirkte kâhinlik yaparak gözler önünde saklanmayı tercih eden Cat Fisa; Tanrıların ona biçtiği kaderden ve tehlikelerden uzakta son derece mutluydu. Ta ki büyüden yoksun güneyden gelen savaş lordu Griffin ortaya çıkıp da bildiği tek aileden onu zorla koparana kadar. Beta Sinta olan Griffin, Cat’in bir kralseçen olduğunun farkındaydı. Yalanları doğrulardan ayırabilen bu kadını yeni fethettiği ülkesi için güçlü bir silah olarak yanında istiyordu. Cat kimsenin oyununda piyon olmamaya kararlıydı, Griffin ise krallığını korumaya. Birinin kaderinde yıkmak, diğerininkinde inşa etmek vardı. Tüm diyarın kaderi ise anlaşmazlıkları arkalarında bırakıp ufukta görünen savaşta sırt sırta verebilmelerine bağlıydı... Yazar daha ilk kitabıyla radarıma girmeyi başardı. Üç kitaplık “Kralseçen Günlükleri” serinin ilk kitabıyla muhteşem bir giriş okuyoruz. Detaylı dünya inşası ve politik entrikalar, kitabın merkezindeki aşk hikâyesini destekliyor. Erkek karakteri de kadın karakteri de çok iyi kurgulanmış. Griffin’in ekibinde; Kato, Flynn ve Carven var. Tabii bu gruba aniden Cat de dahil oluyor. Bu beşli hayatımda okuduğum en iyi beşli olabilir. İmalı laf sokmalar, atışmalar ve dostlukları muhteşemdi. Epeydir ikili diyaloglar okurken bu kadar eğlenmemiştim. Cat’in saygısız, utangaç ama neşeli bakış açısıyla aktardığı macera dolu bir hikâyeye atılmak çok zevkliydi. Yetişkin sahneleri de dozundaydı. Sözün
Edebiyat
Ateşin VaadiAmanda Bouchet · Yabancı Yayınları · 20221,325 okunma
Reklam

bookslawer

, bir kitap okudu
8/10
·102 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2022 22:14
·
2022 50. kitabı
Timur Kohen
8.3/10 · 18 okunma
8/10
·292 syf.··
2022 48. kitabı
SİS VE GECE #kitapyorumu "Yaşam ağlamaya değmeyecek kadar saçmadır.” Selam kitap kurtları! 2022 yılında #ahmetümitle1sene hashtagı altında sizlerle buluşturmayı hedeflediğim kitaplarla yolu yarıladık bile. Haziran ayında; yasak bir aşk, istihbarat örgütünün içindeki entrikalar ve yargısız infazlar eşlik ediyor bize. Karşınızda, aynı zamanda Ahmet Ümit’in ilk polisiye romanı olan “Sis ve Gece”. Evli ve iki çocuk sahibi, mesleğine aşkla bağlı bir istihbaratçı olan Sedat’ın hayatı üst üste gelen musibetlerle altüst olur. Çalıştığı gizli serviste kendisine akıl hocalığı yapan Yıldırım’ın öldürülmesinin şokunu atlatamadan kendisi de suikasta uğrar. Neyseki onu yaşama bağlayan, mesleği kadar tutkuyla sevdiği başka bir kadın vardır hayatında: Mine. Hayatındaki ölümcül boşluk böylece aşk ile dolar. Ancak Mine’nin ansızın ortadan kaybolmasıyla hayatı tam bir cehenneme döner ve Sedat da yasak aşkının izini sürmeye başlar. İstanbul’un unutulmuş semtlerinin ara sokaklarında süren bu arayış, kimisi geçmişin anılarına bağlı, kimisi değerlerini yitirmiş, para ve çıkar ekseninde gelişen trajikomik ilişkilerin insanlarını çıkartacaktır Sedat’ın karşısına... Ahmet Ümit; yine, yeni, yeniden sözünü sakınmayan usta işi üslubuyla ülkenin hem yakın geçmişini hem de geleceğini gösteren bir kurguya imza atmış. Dürüst olmak gerekirse başlarda sıkıcı bulduğum hikaye, gizem unsurlarının artmasıyla sarmaya başladı. Kitapla ilgili yapacağım en olumsuz yorum kadın düşmanı olay ve cümlelere dair tabii ki. Romanda bize toplum denilen madalyonun bir diğer yüzü de yansıtılmaya çalışılmış fakat isterdim ki kimi diyaloglarda bir karşıt fikir de belirtilsin. Kâbuslar, karakterlerin ağzından dinlediğimiz geçmişe dönük hikâyeler ve doğru/yanlış birçok ipucunun yönlendirmesi ve Sedat’ın araştırmaları bizi
Edebiyat
Sis ve GeceAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202324bin okunma
9/10
·416 syf.··
2022 47. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2022 01:08
“Belki de günlerin ne getireceğini bilmeden yaşamak, insanoğluna verilmiş hem en büyük mükâfat hem de en büyük cezaydı.” Okuyup rafa kaldırdığımızda dahi etkisinden kurtulamadığımız kitapları ayrı bir seviyoruz değil mi? Buna istinaden, yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacağınız bir kitap ile geldim bugün. Bir süredir kitaplığımda beklettiğim ve haziran ayında okuma grubumuz vesilesiyle okuma fırsatı yakaladığım “Mavi Dantel” ile. Tüm acı, ıstırap ve zorluklara rağmen umuda ve cesarete tutunmaktan asla vazgeçmeyişin etkileyici bir örneği olan Fırtına Fahriye ile... 1950’li yılların Türkiye’sinde, Giresun’un küçük bir köyünde, kendi yağında kavrulan altı nüfuslu bir ailenin üçüncü çocuğudur Fahriye. Kore Savaşı’na giden babasının sağ salim döneceği günü hasretle beklemektedir. Hiç ummadığı bir anda, babası ardına bambaşka bir fırtınayı da katarak çıkıp gelir ve aileye hayatlarının ilk darbesini vurur. O günden sonra Fahriye’nin acılarla, ayrılıklarla, bu kadar da olmaz denilen sınavlarla olan mücadelesi başlar. Ailesinde yaşadığı acıların, kayıpların tesellisini, günün birinde gönlünü kaptırdığı sımsıcak bakışlı Çoban Salih’de bulur. Öte yandan alın yazısının yeniden araya girmesi çok uzun sürmez. Üstelik bu kez esen rüzgâr o kadar şiddetlidir ki Fahriye aklının ucundan dahi geçmeyecek bir kadere doğru sürüklenmektedir... Hem kaybetmenin verdiği şiddetli acıyı hem de ümidin hayret verici gücünü gözler önüne seren, yürek parçalayıcı bir romandı okuduğum. Adeta film şeridi gibi aktı şahıslar, olaylar ve mekanlar gözlerimin önünde. Dilinin bu denli sürükleyici ve pürüzsüz olması da kitaba kapılıp gitmemi sağladı baştan itibaren. Gerçek yaşam öykülerinden esinlenen kurgular beni oldum olası etkilemiştir zaten. Bu kitabın içeriğini de yazar, anneannesinin hayat
Edebiyat
Mavi DantelÇağla Çakır · Arkadya Yayınları · 2021440 okunma