bookslawer

bookslawer
@maivekan
Mütemadiyen okur, kitapkolik.
9/10
·376 syf.··
2021 134. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2021 20:16
“Gördüğümüz mucizeler sadece buzdağının tepesi belki de. Ve korkunç şeyler sonucu ortaya çıkan lûtufları fark edemiyor olabiliriz.” Sevginin, arkadaşlığın ve hayata dair ikinci bir şansın yürek burkan ama aynı zamanda içinizi ısıtan, kolay kolay unutamayacağınız öyküsünü okumaya hazır mısınız? İşte, verdiğiniz paranın her kuruşuna değecek bir kitap: modern çağın Güzel ve Çirkin’i, “Tersyüz”. Ekim ayında okuma grubumuz ile birlikte okudum ve ba-yıl-dım. Diş telleri, kavanoz dibi gözlükleri ve dağınık kızıl saçlarıyla Fern Taylor, okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisi olan Ambrose Young’a sırılsıklam aşıktı. Ama Ambrose, ona şöyle bir bakmak için bile fazla yakışıklıydı bir zamanlar. Ta ki her şey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana kadar... 11 Eylül 2001 tarihinde, yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne neden olan ikiz kule saldırılarını bilirsiniz. Hikayenin çıkış noktası işte burası! Bu olaydan fazlasıyla etkilenen Ambrose ve en yakın dört arkadaşının küçük bir kasabadan kalkıp savaşa katılışının ve içlerinden sadece birinin geri dönüşünün hikâyesi bu. Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa; yaralı bir savaşçının sıradan bir kıza olan aşkının hikâyesi... Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikâyesi... Kitap gerçekten akıcı ve güzeldi. Fern ve Ambrose’un hikâyesi aracılığıyla asıl güzelliğin insanın içinde olduğunu keşfedeceğiniz bir kurgu ve sizi hiç sıkmayan, boğmayan bir anlatım sunuyor. Kitabın en sevdiğim karakteri Fern’in kas distrofisinden muzdarip, tekerlekli sandalyeye mahkûm kuzeni Bailey oldu. Hem cesaret hem de karakter anlamında, gerçek hayatta onun gibi biriyle arkadaş olmayı çok isterdim. Fern'in en yakın arkadaşı Rita ise, özünde iyi bir kız fakat yanlış
Edebiyat
TersyüzAmy Harmon · Yabancı Yayınları · 20172,507 okunma
Reklam
8/10
·392 syf.··
2021 135. kitabı
“İnsan için en güç olan, her gün insan olarak kalmasıdır.” Edebiyat tutkunları, toplanın! #cengizaytmatovla1sene okuma grubumuz vesilesiyle tanıştığım Aytmatov eserlerinden biri olan ve büyük yankılar uyandıran “Dişi Kurdun Rüyaları” ile devam ediyoruz okuma maratonuna. Dişi Kurdun Rüyaları, olay örgüsü bakımından üç ana bölümden ve dört ana hikâyeden oluşuyor. Birinci hikâye kurtların, ikinci hikâye Abdias'ın, üçüncü hikâye Hz. İsa'nın, dördüncüsü ise çoban Boston’un hikâyesi. Eser; iç içe geçmiş ve ustaca örülmüş hikâyeleriyle Isık-Göl’ün tarumar edilen topraklarında kesişen ve parçalanan hayatları, gerçek dini tebliğ etmek için yollara dökülen genç Abdias'ın tutkusunu, afyon kaçakçılarını, insan gaddarlığının ve hırsının kurbanı olan hayvanları ve kurtların gözünden dünyayı büyük bir ustalıkla okuruna aktarıp, iyi-kötü, ilâhî adalet ve kader gibi çetin konuları sorguluyor. Bir taraftan dünyayı tahrip ederken diğer taraftan da maddi ve manevi kendi sonunu hazırlayan insanoğlunun vahim tablosunu da gözler önüne seriyor... Aytmatov'un hem ustalık dönemi eserlerinden hem de en etkileyici romanlarından biri olan Dişi Kurdun Rüyaları; çevre felaketi meselesini "yaklaşan tehlike" olarak yansıtması bakımından dünya edebiyatında önemli kilometre taşlarından. Kırgız Türk kültürünü, maddi manevi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmaktan da geri kalmıyor elbette. Abdias karakteri üzerine yoğunlaşan bölümü sıkıcı bulma ihtimaliniz yüksek fakat kurtların ve Boston’un hikâyesi tamamlanmadan karar vermeyin. Hangi masumun adı geçse şimdi başına bir felaket gelecek, hangi zalimin adı geçse bu sefer ne yapacak diye gerim gerim gerilerek okuduğum eser, tüyleri diken diken eden sonuyla da hayranlığımı artıran bir final yapmayı başardı çünkü.
Edebiyat
Dişi Kurdun RüyalarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20238,9bin okunma
Her insan kaderinin peşinde koşar ve her kader adamını arar. Hayat böylece sürüp gider.
Sayfa 263·Kitabı okudu
Edebiyat

bookslawer

, bir kitap okudu
8/10
·392 syf.··
2021 135. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.7/10 · 8,9bin okunma
8/10
·192 syf.··
2020 212. kitabı
“Zalimin zulmü mazlumun sabrını, mazlumun sabrı zalimin zulmünü artırmaya başlayınca; zalim istediği kadar zulümde özgür, mazlum da tahammül edemeyeceği kadar sabra mecbur olunca, iş sırası kime gelir? Şüphesiz, intikam alan Allah'ın kahredici gayretli adaletine!” Türk Edebiyatı Klasikleri tutkunları, toplanın! Ebubekir Hâzım Tepeyran’ın idari görevleri nedeniyle bulunduğu yerlerde edindiği izlenimler ile hatıralarından beslenerek kaleme aldığı, dönemin ‘köy romancılığında’ yeni ve sayılı kilometre taşlarından birisi olan “Küçük Paşa” ile devam ediyoruz serimize. Anadolu'nun küçük bir köyünde yaşayan yeni anne olmuş Selime, İstanbul’da bir paşa konağında doğacak bebeğe süt annelik yapması için çağrılır. Beraberinde getirdiği oğlu Salih, burada Büyük Paşa tarafından âdeta evlat gibi sevilir, “Küçük Paşa” lakabıyla çağırılır. Salih, ailesi köye döndükten sonra da onun himayesinde konakta yaşamaya devam eder. Ta ki paşanın ölümünün ardından Salih’i artık konakta istemeyen paşa karısı Naime Hanım, onu kapının önüne koyana dek. Hiç tanımadığı köyüne ve hatırlamadığı ailesine dönen küçük Salih'in hazin öyküsü bundan sonra başlayacaktır... Siyasetçi ve yazar Tepeyran; sanat ve edebiyat değerinden ziyade konuyu ön planda tuttuğu Küçük Paşa adlı tek romanında, dönemin Anadolu’sunun halledilmeyi bekleyen birçok sorunuyla yüzleşmemize vesile oluyor. Yüzyıllardır ihmal edilmiş ve ezilmiş olan köylünün çilesini, canlı ve çarpıcı bir tahlil gücüyle gözler önüne sermeyi başarmış olması da bu durumu kanıtlar nitelikte. Ayrıca köylüleri konuştururken şive kullanması da samimi bir hava katmış esere. Salih’in başına gelenlere üzülmemek, Naime Hanım ile Haççe’ye saydırmamak elde değil okurken. Klasikten şaşmam, diyen ve dram yüklü kurguları severek okuyan kitapkurtlarına muhakkak
Edebiyat
Küçük PaşaEbubekir Hâzım Tepeyran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020888 okunma
Reklam