Makbile

Makbile
@makbile
Kendine güveni o kadar fazlaydı ki bu güven ya insanları kendinden uzaklaştırabilir ya da kendine bağlayabilirdi.
Sayfa 575
Edebiyat
Reklam
Bütün mesele, insanların, insana karşı sevgi gösterilmeyebilecek durumlar olduğunu düşünmeleridir. Oysaki böyle durumlar yoktur. Eşyalara karşı sevgisiz davranılabilir: Sevgisiz ağaç kesilebilir, tuğla yapılabilir, demir dövülebilir; ama tıpkı arılara karşı dikkatsiz davranılamayacağı gibi insanlara karşı da sevgisiz davranılamaz. Arıların böyle bir özelliği vardır. Onlara karşı dikkatsiz olursan, onlara da kendine de zarar verirsin. İnsanlara karşı da durum aynıdır. Başka türlü de olamaz zaten, çünkü insanlar arasındaki karşılıklı sevgi, insan hayatının temel yasasıdır.
Sayfa 503
Edebiyat
Nehlüdov, yağmur sularının toprağa sızamadığı için küçük derecikler oluşturduğu yarmanın dik yamaçlarındaki renk renk taşlara bakarken, "Tıpkı bu taşların yağmuru geçirmediği gibi onlar da görevlerini yaparken insan sevgisinin yüreklerine girmesine izin vermiyorlar," diye düşündü.
Sayfa 502
Edebiyat
İnsan sanki inadına yapar gibi gider, hep yaralı yerini çarpar, bunun tek nedeni ise çarptığını ancak yaralı yerini vurunca fark etmesidir.
Sayfa 344
Edebiyat
İçinde yaşadığı o unutma halini artık yitirmişti, olanlar konusunda pırıl pırıl bir bellekle yaşamak ise son derece can yakıcıydı.
Sayfa 239
Edebiyat